Kasko Dosyasında Aracın Kendi Hasarı Neden İlk Sırada Okunur?
Kuzey Kıbrıs’ta birçok hasar dosyasında ilk dikkat edilen nokta çarpışmanın büyüklüğü değil, aracın kendi fiziksel zararının nasıl oluştuğudur. Çünkü kasko sistemi önce aracın üzerinde oluşan doğrudan etkiyi okumaya çalışır. Yolun yapısı, dönüş açısı, fren mesafesi, zemin davranışı ve sürüş ritmi bu okumanın temel parçalarıdır.
Özellikle Girne dağ inişleri, Gönyeli çevre bağlantıları, Mağusa-Lefkoşa ana yolu ve İskele sahil hatlarında oluşan hasarlar çoğu zaman tek bir darbeyle sınırlı kalmaz. Ön tampon darbesiyle başlayan bir olay, alt takım, jant, radyatör bağlantısı veya far taşıyıcılarına kadar ilerleyebilir. Bu yüzden dosya ilk aşamada aracın kendi hasar haritasını çıkarmaya yönelir.
Köy geçişlerinde bu durum daha sessiz şekilde oluşur. Örneğin Vadili veya Türkmenköy bağlantısında sürücü daralan yolu geç fark ettiğinde direksiyon hareketi ani olur. Araç başka bir araca çarpmadan bankete yaklaşabilir. Dışarıdan küçük görünen bu olayda bile jant eğilmesi, lastik yanak kesisi veya rot ayarı bozulması gibi sonuçlar ortaya çıkabilir.
Somut bir örnekte, Girne çevre yolunda akşam saatlerinde kısa fren yapan bir araç, önündeki araca temas etmeden sağa kırar ve yol kenarındaki yükselmiş asfalt geçişine vurur. İlk bakışta büyük kaza görünmez. Ancak birkaç gün sonra direksiyon titremesi ve lastik dengesizliği ortaya çıkar. Kasko dosyasında burada ilk okunan bölüm, aracın kendi fiziksel etkilenme zinciridir.
Kuzey Kıbrıs kasko sisteminde bu nedenle dosya önce aracın kendi zararını inceler; tampon, kaporta, jant, lastik, far, alt takım, bağlantı parçaları ve darbenin yönü ayrı değerlendirilir. Temas başka bir araç, park halindeki araç, yaya, duvar veya üçüncü şahıs malı ile oluşmuşsa trafik sigortası ve üçüncü şahıs sorumluluğu ayrıca ayrılır. Online düzenlenen poliçelerde ise poliçe başlangıç saati, dosyanın teknik değerlendirme sürecinde belirleyici detaylardan biri olarak kalır.