Kasko Trafik Sigortası Değildir
Kuzey Kıbrıs’ta kasko ile trafik sigortası çoğu zaman aynı kaza anında birlikte konuşulur, fakat aynı şeyi karşılamaz. Bu ayrım net okunmadığında, hasar dosyasının hangi taraftan değerlendirileceği de bulanıklaşır.
Kasko, öncelikle aracın kendi fiziksel hasarını okur. Tampon kırığı, kapı sürtmesi, çamurluk ezilmesi, cam kırığı, tek taraflı yol dışına çıkma, otoparkta oluşan temas veya faili bilinmeyen park hasarı bu yüzden kasko dosyasının merkezine girer.
Trafik sigortası ise üçüncü şahıs sorumluluğu ile ilgilidir. Başka bir araca, yayaya, park halindeki araca, duvara, kapıya, elektrik direğine veya üçüncü şahıs malına verilen zarar ayrı değerlendirilir. Bu nedenle her kaza yalnızca “benim aracım hasar gördü” diye okunmaz; karşı tarafın zararı varsa dosyanın trafik sigortası tarafı da açılır.
Lefkoşa’da Dr. Fazıl Küçük Bulvarı üzerinde saat 17:40 civarında yoğun çıkış trafiğinde kısa takip mesafesiyle öndeki araca temas eden bir sürücüyü düşünelim. Aracın ön tamponu ve farı hasar görür. Bu bölüm kasko açısından aracın kendi hasarıdır. Ancak öndeki aracın arka tamponunda oluşan zarar, trafik sigortası ve üçüncü şahıs sorumluluğu açısından ayrıca okunur.
Girne’de ise dar bir apartman otoparkında gece 22:15’te geri manevra sırasında aracın sağ arka kapısı kolon kenarına sürtünürse, ortada karşı araç veya üçüncü şahıs zararı yoksa dosya daha çok kasko yönünden değerlendirilir. Aynı manevra sırasında park halindeki başka bir araca temas edilirse, olay artık yalnızca kasko meselesi olmaktan çıkar.
Bu ayrım hasar dosyasının ilk dakikasında önemlidir. Fotoğraf, beyan, temas yönü, karşı araç bilgisi, olay saati ve poliçe başlangıç zamanı birlikte okunur. Kaza anında hareket eden sigorta sistemi, önce aracın kendi hasarını kasko açısından ayırır; temas başka bir araç, yaya, park halindeki araç veya üçüncü şahıs malı ile oluşmuşsa trafik sigortası ve üçüncü şahıs sorumluluğu tarafını ayrı değerlendirir. Kuzey Kıbrıs kasko dosyalarında özellikle online yapılan işlemlerde poliçe başlangıç saati de hasarın kabulü ve süreç netliği açısından belirleyici unsur olarak kalır.