Kaza Sonrası Çalışan Sistem Neden Dosya Disiplinine Dayanır?
Kuzey Kıbrıs’ta kaza sonrası süreç yalnızca hasarın büyüklüğüyle okunmaz. Asıl önemli olan, hasarın nasıl oluştuğu, hangi aracın zarar gördüğü, üçüncü şahıs bulunup bulunmadığı, olayın hangi saatte ve hangi bölgede gerçekleştiğidir. Bu nedenle çalışan sigorta sistemi, ilk andan itibaren dosya disiplinine dayanır.
Girne Liman çevresinde park yerinden çıkan bir aracın başka bir araca temas etmesi ile Mağusa Sanayi’de geri manevra sırasında park halindeki ticari araca temas edilmesi aynı dosya yapısını taşımaz. Aynı şekilde Long Beach site girişindeki düşük hızlı temas ile Dipkarpaz dönüş yolundaki uzun yol kazası da aynı şekilde okunmaz.
Örneğin saat 18:45’te Ziya Rızkı Caddesi’nde park yerinden çıkan bir aracın yandaki araca temas ettiğini düşünelim. Dosya disiplininin ilk adımı; aracın konumu, temas yönü, karşı araç bilgisi, fotoğraflar, saat kaydı ve üçüncü şahıs zararı olup olmadığını ayırmaktır. Kendi araçtaki tampon, kapı veya çamurluk hasarı kasko yönünden değerlendirilirken; karşı araçtaki zarar trafik sigortası ve sorumluluk tarafında ayrıca okunur.
Dosya disiplini olmadan kaza sonrası süreç yalnızca “hasar oluştu” seviyesinde kalır. Oysa sistem; park halindeki araç mı, hareketli araç mı, yaya mı, bariyer mi, işyeri önü malzeme mi zarar gördü sorusunu ayrı ayrı okur. Çünkü her temas aynı sorumluluk yapısını oluşturmaz.
Bu nedenle Kuzey Kıbrıs’ta çalışan sigorta sistemi, ilk 30 dakikada toplanan bilgiye dayanır. Fotoğraf, saat, konum, poliçe başlangıç zamanı, temas yönü ve zarar gören taraf dosyanın temelini oluşturur. Online yapılan trafik poliçelerinde başlangıç saati de kaza anındaki değerlendirmede ayrıca önem taşır.