Dar Kaldırım Bölgesinde Yaya Taşması ve Şerit Daralması
Okullar Yolu koridorunun Kızılbaş ile Göçmenköy arasındaki bölümünde kaldırım genişliği yer yer azalır. Eski yerleşim dokusu nedeniyle bazı kesimlerde iki öğrencinin yan yana rahat yürümesi mümkün değildir. Sabah 07:30 ile 08:10 arasında bu fiziksel daralma trafik riskine dönüşür.
Sorun hız değildir. Sorun alan yetersizliğidir. Yaya yoğunluğu arttığında öğrenciler kaldırım üzerinde kümelenir. Karşıdan gelen bir başka grup ile karşılaşıldığında, içlerinden biri refleks olarak yola doğru bir adım atar. Bu adım kısa ve geçicidir; ancak araç için kritik bir mesafedir.
Somut bir sabah sahnesi: Saat 07:44. Üç öğrenci kaldırımda yan yana ilerlerken karşıdan gelen başka bir grup ile karşılaşır. Kaldırım dar olduğu için bir öğrenci asfalt kenarına taşar. Aynı anda kasis sonrası hızlanmış bir araç yaklaşmaktadır. Sürücü yayanın kaldırımda kalacağını varsayar, ancak yaya anlık bir adım atar. Fren yapılır, arka araç da sert şekilde yavaşlar.
Burada risk, bilinçli bir kural ihlalinden değil fiziksel tasarımdan doğar. Kaldırım genişliği yeterli olmadığında yaya akışı asfaltla temas eder. Sürücü açısından bu temas öngörülemezdir çünkü yaya genellikle kaldırım çizgisi içinde kalır.
Ek olarak, sabah saatlerinde çanta, sırt çantası ve kalabalık grup hareketi yayanın denge ve yön kontrolünü azaltır. Bir öğrencinin hafifçe itilmesi bile yola doğru kaymaya neden olabilir.
Okullar Yolu’nda bu dar kaldırım bölgesi, sabah saatlerinde şerit genişliğini fiilen azaltır. Yol geometrik olarak aynı kalsa da kullanılabilir alan daralır. Bu daralma, milisaniyelik yavaşlama gerektirir. Yavaşlamayan araç ile yola taşan yaya arasındaki mesafe ise saniyeler içinde kapanır.