Yiğitler’de Mart ayı, günlerin uzamaya başladığı bir dönemdir. Gafgarıt Festivali günü öğleden sonra hareketlilik sürerken, saat 17.00’ye doğru güneş batı ufkuna yaklaşır. Mesarya Ovası’nın açık ve engelsiz yapısı, bu saatlerde doğrudan göz hizasına gelen bir ışık hattı oluşturur.
Köy merkezinden batı yönüne doğru çıkış yapan araçlar için bu ışık, görüş kontrastını azaltır. Özellikle asfalt yüzeyindeki açık renkli toz tabakası güneşle birlikte parlama yapabilir. Yol kenarındaki insan siluetleri ve karşıdan gelen araç far camları bu parlak zeminde seçilmesi güç bir görüntüye dönüşür.
Somut bir tablo: Saat 17.20. Festivalden ayrılan bir araç Kırıkkale yönüne doğru ilerliyor. Güneş tam karşıda. Sürücü önünde yavaşlayan aracı geç fark ediyor çünkü asfalt üzerindeki parlama mesafe algısını zayıflatıyor. Aynı anda yol kenarında yürüyen iki kişi, daha kuru olduğu için asfaltın kenarına yakın ilerliyor. Siluetler ışık içinde kayboluyor.
Mart ayında hava açık ve kuruysa toz kalkışı daha belirgin olur. Gün boyu geçen araçlar, özellikle stabilize park alanlarından asfalta ince toprak taşır. Bu toz tabakası akşam ışığında daha fazla yansır. Göz kamaşması sadece doğrudan güneşten değil, yüzey yansımasından da kaynaklanır.
Ayrıca köy çıkışındaki hafif kot farkları bu saatte gölge oluşturur. Bir bölüm parlak, bir bölüm gölgeli kalır. Bu kontrast geçişleri sürücünün göz adaptasyon süresini etkiler. Kısa mesafede aydınlık-gölge değişimi, özellikle yaya algısını zorlaştırır.
Yiğitler’de yılın çoğu günü bu saatlerde trafik sınırlıdır. Ancak festival günü toplu çıkış ile akşamüstü güneşi çakıştığında, batıya doğru ilerleyen hatta görsel algı geçici olarak zayıflar. Bu durum hızdan bağımsız olarak dikkat ve mesafe disiplinini daha kritik hâle getirir.