Çok Katmanlı Yoğunluk ve Zincirleme Etki
Bedrettin Demirel Caddesi tek bir nedenle yoğunlaşan bir arter değildir. Bu caddeyi kırılgan yapan unsur, farklı saatlerde devreye giren çok katmanlı baskı modelidir. Sabah kamu yoğunluğu, öğle finans ve işlem hareketliliği, akşam mesai çıkışı ve turizm baskısı birbirini takip eder.
Sabah 07:30–09:00 arası kamu çalışanları, okul servisleri ve mahalle katılımları aynı anda devrededir. Hız dalgalanması oluşur. Göçmenköy ve ara sokak dönüşleri zincirleme yavaşlama üretir.
Öğle saatlerinde tempo düşer gibi görünür. Ancak Merkez Bankası, Sosyal Sigortalar ve Sağlık Bakanlığı çevresinde düzensiz katılım başlar. Bu, sabah kadar yoğun olmayan fakat öngörülemez hız kırılmaları yaratır.
Akşam 16:30 sonrası ikinci ana faz başlar. Mesai çıkışı, restoran trafiği, otel vale hareketi ve konut dönüşleri üst üste biner. Ortaköy–Göçmenköy kavşağı bu saatlerde çift yönlü baskı altında kalır.
Gece saatlerinde ise trafik azalır fakat hız artar. Dereboyu arka sokak katılımı ve turizm hareketliliği düşük görüş koşullarıyla birleşir. Bu, farklı bir risk tipi üretir.
Caddenin fiziksel yapısı da bu modeli etkiler. Dar şerit hissi, belirgin dönüş cebi eksikliği ve yol kenarı park hareketi sağ şeritte sürekli bir kırılganlık oluşturur. Sağ şerit yavaşladığında sol şeritte hız farkı belirginleşir.
Bu çok katmanlı yapı nedeniyle Bedrettin Demirel Caddesi’nde tek bir yoğun saat yoktur. Gün içinde üç ayrı pik faz oluşur: sabah, öğle ve akşam. Her fazın risk karakteri farklıdır.
Sonuç olarak cadde, sürekli kilitlenen bir arter değildir; ancak gün içinde tekrar eden mikro daralmalar zincirleme etki yaratır. Bu zincirleme yapı özellikle yoğun saatlerde 150–200 metreye kadar uzanan yavaşlama hatları oluşturur.
Bedrettin Demirel Caddesi’nin risk profili, sabit bir yoğunluktan ziyade tekrar eden ve katmanlı hız kırılmaları üzerinden şekillenir.