Girne Boğazı Işıkları: Üçüncü Şerit Psikolojisi ve Sabah Kararı
Girne Boğazı ışıkları, Dikmen hattının görünmeyen başlangıç eşiğidir. Fiziksel risk burada başlamaz. Davranışsal risk burada başlar.
Sabah 07.05. Girne istikametinden gelen akış ışıklara yaklaşır. Sağ şerit bekleme düzenine girer. Ancak sol taraftaki üçüncü şerit, Boğazköy ve Dikmen yönüne kıracak sürücüler için bir “akış şeridi” gibi algılanır.
Burada iki farklı psikoloji oluşur:
-
Bekleyen sürücü
-
Akmak isteyen sürücü
Bekleyen sabırlıdır. Akmak isteyen süre kazanmak ister.
Üçüncü şeridi kullanan sürücü ışıklara takılmadan sola kırmayı planlar. Ancak ışık fazı değiştiğinde, bekleyen şeritle aynı noktada birleşme yaşanır. Bu birleşme milisaniyelik bir karar anıdır.
Sorun hız değildir. Sorun öncelik algısıdır.
Üçüncü şeritten gelen sürücü kendini akışta görür. Sağ şeritte bekleyen sürücü ise hareket hakkının kendisinde olduğunu düşünür. Bu çakışma ani fren, ani direksiyon düzeltmesi ve kısa süreli korna refleksi üretir.
Yağışlı sabahlarda asfalt parlaktır. Işık altında yansıma oluşur. Fren mesafesi uzayabilir. Özellikle ağır araçlar ve servis minibüsleri bu birleşme noktasında daha fazla yer kaplar.
Girne’den Lefkoşa’ya inen birçok sürücü için bu ışıklar günlük rutindir. Ancak her sabah yeniden kurulan bir öncelik mücadelesi vardır.
Bu nokta küçük görünür. Fakat hattın ritmini belirler. Burada yaşanan mikro gerilim aşağıdaki dar virajlara taşınır. Çünkü sürücü ya sabırsızdır ya da yeni yavaşlamıştır.
Girne Boğazı ışıkları, Dikmen hattının psikolojik başlangıcıdır. Fiziksel daralma aşağıda başlar. Fakat davranışsal daralma burada oluşur.