Girne Kapı İstikametinde Çember Çıkışı ve Hız Yeniden Kurulma Riski
Küçük Kaymaklı Çemberi geçildikten sonra düz devam eden akış Girne Kapı ve Surlariçi istikametine yönelir. Çember içindeki yavaşlama sonrası sürücüler yeniden hız kurma eğilimindedir. Bu psikolojik geçiş anı, hattın en az fark edilen risklerinden birini üretir.
Çember çıkışı, kontrol hissinin geri geldiği noktadır.
Çember içinde doğal olarak düşen hız, çıkışta hızlanma refleksi yaratır. Özellikle sabah saatlerinde işe yetişme baskısı taşıyan sürücüler çemberden çıkar çıkmaz gaz pedalına yüklenir. Ancak bu segment henüz tamamen lineer değildir. Terminal etkisi geride kalmış olsa da yaya hareketi ve yan sokak katılımları devam eder.
Somut bir senaryo tipiktir. Çemberden düz çıkan araç hızlanmaya başlar. Önündeki araç ise Surlariçi yönüne yaklaşırken trafik yoğunluğunu fark edip hızını korumaz. Arkadaki sürücü çember çıkışında ivmelenme beklentisiyle mesafeyi dar tutmuştur. Ani fren zinciri oluşur. Özellikle sabah 08.00 civarında bu dalgalı hız paterni sık görülür.
Akşam saatlerinde farklı bir davranış ortaya çıkar. Gün boyu yoğun trafik yaşamış sürücüler çember sonrası kısa bir boşluk yakaladıklarında hız avantajı elde etmek ister. Ancak bu hızlanma, ilerideki ışık veya sıkışıklıkla kesintiye uğrar. Hızın kısa süreli artıp tekrar düşmesi arkadan çarpma riskini yükseltir.
Bu segmentte bir diğer unsur yön kararsızlığıdır. Bazı sürücüler çemberi geçtikten sonra Surlariçi’ne mi yoksa alternatif sokaklara mı gireceğine son anda karar verir. Bu geç karar, sağ şeride ani kayma veya yavaşlama şeklinde ortaya çıkar.
Şehir dokusu burada eski Lefkoşa’ya yaklaşır. Yol geometrisi modern arter genişliğinde olsa da çevredeki yapılaşma ve bağlantılar daha dar ölçeklidir. Bu geçiş, sürücünün bilinçaltında “açık yol” algısı yaratır ancak gerçek akış kısa mesafede yeniden yoğunlaşır.
Çember çıkışındaki risk dramatik değildir; kademelidir. Yavaşlama sonrası hızlanma beklentisi ile ön akışın gerçek temposu arasındaki fark, bu segmentin temel kırılganlığıdır.