Yağmur Sonrası Zemin ve Bariyer Gölgesi
Gönyeli yeni çevre yolu hattı yağmurdan sonra farklı bir yüzey karakteri gösterir. Asfalt yenidir ve düzgündür. Bu düzgünlük kuru havada avantajdır. Ancak yağış sonrası yüzey üzerinde ince bir su tabakası oluştuğunda fren mesafesi uzar. Risk çoğu zaman hızdan değil, zeminin olduğundan güvenli algılanmasından doğar.
Sekizli bağlantıya ve çembere yaklaşırken sürücü çoğu zaman normal hız düzenini korur. Çünkü yol geniştir, şeritler nettir ve çelik bariyerler hattı çerçeveler. Fakat ıslak zeminde tutunma kaybı, ani karar anında kendini gösterir.
Saat 18.30. Kısa süreli bir yağmur geçmiştir. Gönyeli yönüne ilerleyen araç, çembere yaklaşırken önündeki aracın fren lambasını görür. Mesafe yeterli gibi görünür. Ancak fren pedalına basıldığında araç beklenenden birkaç metre daha geç yavaşlar. Bu birkaç metre, çarpışma için yeterlidir.
Yağmur sonrası bir diğer etki bariyer gölgeleridir. Çelik bariyerler ıslak zeminde koyu ve açık tonlu çizgiler oluşturur. Özellikle akşam saatlerinde sokak aydınlatmaları bu gölgeleri belirginleştirir. Sürücü zemindeki ton farklarını derinlik olarak yorumlayabilir. Bu görsel yanılgı, hız ve mesafe algısını etkiler.
Aşıklar Tepesi eğimli bölümünde su, yol yüzeyinde ince bir film tabakası bırakabilir. Eğim nedeniyle araç hızını düşürmeden ilerleme eğilimindedir. Ancak çembere yaklaşırken ani fren gerektiğinde lastik tutunması sınırlanır.
Somut bir senaryo. Saat 07.50. Sabah hafif yağmur vardır. Lefkoşa–Girne ana yolundan yukarı katılmak isteyen araç, boşluk gördüğünü düşünerek giriş yapar. Yukarıdaki araç fren yapmak zorunda kalır. Islak zeminde duruş mesafesi uzar ve arkadaki araç zincirleme tepki verir.
Gönyeli hattında yağmur, dramatik su birikintileri üretmez. Bu nedenle sürücü risk algısı düşük kalır. Oysa tehlike görünür değil; fren anında ortaya çıkar.
Yeni çevre yolu kuru havada düzenlidir. Yağmur sonrası ise aynı geometri farklı sonuç üretir. Zemin, karar süresini sessizce uzatır.