Gazimağusa Çanakkale Kavşağı’nda yağmur yalnızca çizgileri silikleştirmez. Asfalt yüzeyin suyla temas etmesi, fren mesafesini görünmez biçimde uzatır. Risk çoğu zaman hızdan değil, alışkanlığın devam etmesinden doğar.
Yağmur başladıktan sonraki ilk yarım saat en hassas dönemdir. Yol yüzeyinde biriken ince su tabakası, lastik ile asfalt arasındaki sürtünmeyi azaltır. Sürücü kuru zemin alışkanlığıyla aynı mesafede fren yapar. Ancak araç beklenenden birkaç metre daha geç durur.
Risk burada başlar.
Çanakkale Kavşağı’na yaklaşan bir araç, normal şartlarda kavşak girişine 20–25 metre kala hızını düşürür. Islak zeminde aynı noktada yapılan fren, aracın durma mesafesini uzatır. Bu uzama özellikle kavşak içindeki bekleme zincirlerinde kritik hale gelir.
Somut bir senaryo tipiktir. 17.45’te başlayan ani bir yağmur sonrası şehir merkezinden gelen bir araç, önündeki trafiğin yavaşladığını fark eder. Fren yapılır. Ancak ıslak asfalt üzerinde araç birkaç metre daha kayar. Ön araçla tampon mesafesi hızla kapanır. Çarpışma çoğu zaman düşük hızda olur fakat zincir etkisi yaratır.
Çanakkale Kavşağı geniş bir yüzeye sahiptir. Geniş yüzey daha fazla su tutar. Özellikle hafif eğimli kesitlerde su ince bir film tabakası oluşturur. Bu tabaka gözle net seçilmeyebilir. Yol kuru görünse bile yüzey kaygan olabilir.
Akşam saatlerinde bu etki daha belirgindir. 16.30–19.00 arası hem yoğunluk hem yağış birleştiğinde fren tepkisi gecikir. Sürücü yalnızca önündeki araca odaklanır. Zeminin tutuş gücünü yeniden hesaplamaz.
Bir diğer kırılgan zaman dilimi sabah 07.00–09.00 arasıdır. Gece yağan yağmur sonrası yol yüzeyi nemlidir. Trafik hacmi artmadan önce asfalt kurumuş gibi görünür. Ancak fren mesafesi hâlâ uzundur.
Çanakkale Kavşağı’nda islaklık kaynaklı temaslar genellikle düşük hızda gerçekleşir. Ancak hasarın büyüklüğü değil, tekrar etme sıklığı dikkat çekicidir. Küçük temaslar yoğun saatlerde akışı tamamen durdurabilir.
Geçmiş yıllarda araç sayısı daha azken bu birkaç metrelik uzama daha az kritik sonuç doğuruyordu. Bugün ise tampon mesafeleri daha dar tutulmaktadır. Bu da fren mesafesi uzamasını daha hassas hale getirir.
Islak zeminde yalnızca fren değil, şerit düzeltme manevrası da etkilenir. Ani direksiyon hareketi kayganlık nedeniyle daha geniş bir sapma üretir. Bu da yan şeritteki araçla mesafeyi azaltabilir.
Asfalt ıslaklığı sürücüye her zaman dramatik bir kayma hissi vermez. Çoğu zaman araç kontrol altındadır. Ancak birkaç metrelik gecikme, kavşak içinde zincir başlatmaya yeterlidir.
Çanakkale Kavşağı’nda risk yalnızca yoğunluk değil, yüzey koşuludur. Yağmur sonrası fren mesafesi uzadığında alışkanlıkla yapılan fren yetersiz kalır.
Kırılganlık hızdan değil, zeminin sessiz değişiminden doğar. Asfalt ıslandığında kavşak aynı kalır, fakat durma mesafesi değişir. Bu fark geç fark edildiğinde temas kaçınılmaz hale gelir.