ÇEMBER SONRASI HIZLANMA REFLEKSİ
Bu noktada çember geride kalmıştır. Sürücü için zihinsel eşik aşılmıştır. Direksiyon doğrulur, akışın açıldığı varsayılır. Risk, tam bu anda ortaya çıkar. Çünkü çemberden çıkış, yolun gerçekten açıldığı an değildir.
Çemberden çıkan araçların bir kısmı hızlanır, bir kısmı ise hemen ilerideki giriş–çıkışları, parkları ya da yan yolları kollamak için yavaş kalır. Aynı noktada iki zıt refleks devreye girer. Hızlanmak isteyenlerle temkinli kalanlar, aynı şeridi paylaşır.
Zaman etkisi belirgindir. Akşamüstü 17.30–19.00 arasında bu refleks daha sık görülür. Yoğunluk çemberde dağılmıştır, ama yol henüz toparlanmamıştır. Sürücü hızlanarak “kazanılan zamanı” geri almak ister. Öndeki araç ise henüz kararını netleştirmemiştir.
Yerel bir senaryo sık tekrar eder. Çemberden çıkan bir araç hızlanır. Önündeki araç ise kısa bir mesafede tekrar yavaşlar. Fren yapılır. Arkadan gelen araç, bu ikinci yavaşlamayı beklemez. Küçük ama ani temaslar genellikle bu geçişte yaşanır.
Bu kesitte sorun hız sınırı değildir. Sorun, zamanlama yanılgısıdır. Çember bittiğinde riskin de bittiği düşünülür. Oysa risk, çemberden hemen sonra birkaç yüz metre daha sürer. Bu süre içinde akış hâlâ kararsızdır.
Çember sonrası hızlanma refleksi, yolun değil sürücünün davranışıdır. Yol aynı kalır, ama beklenti değişir. Bu beklenti erken oluştuğunda, kararlar da erken ve sert verilir. Bu sertlik, bu kesiti sessiz ama tekrar eden bir risk alanı haline getirir.