Esentepe Kuzey Sahil Yolu’nda İkindi Saatlerinde Gölge–Işık Yanılsaması
Esentepe’den geçen Kuzey Sahil Yolu, ikindi saatlerinde görünürde sorunsuz bir hatta dönüşür. Güneş alçalmıştır ama henüz rahatsız edici değildir. Yol açık, trafik düzenlidir. Risk, hızdan ya da yoğunluktan değil, gölge ile ışık arasındaki geçişin yanlış okunmasından doğar.
15.30 ile 17.00 arasında yolun bazı kesimleri ardışık gölgeler üretir. Tepeler, setler ve yol kenarındaki doğal yükseltiler ışığı parça parça keser. Sürücü gözünün adaptasyonu bu geçişlere anında uyum sağlayamaz. Zemin, olduğundan farklı algılanır.
Bu algı değişimi özellikle yol yüzeyinde kendini gösterir. Gölgeye giren asfalt daha koyu görünür. Işığa çıkıldığında ise parlaklık artar. Bu geçişler, yüzeyde seviye farkı ya da engel varmış hissi yaratır. Direksiyon ve fren refleksi bu hisle tetiklenir.
Sorun çoğu zaman gereksiz müdahaleyle başlar. Sürücü, olmayan bir pürüzü varmış gibi hisseder. Ayağını gazdan çeker ya da çok hafif fren yapar. Arkadaki araç bu yavaşlamayı beklemez. Mesafe daralır. Küçük temaslar bu noktada oluşur.
Yerel bir senaryo sık görülür. İkindi saatlerinde Esentepe yönünde ilerleyen bir araç, ardışık gölgelerden geçerken kısa bir tereddüt yaşar. Hız çok az düşer. Arkadaki araç, yolun hâlâ akıcı olduğunu varsayarak yaklaşmıştır. Fren yapılır ama geç kalınır. Hasar çoğu zaman tampon seviyesinde kalır.
Bu tür olaylar genellikle “neden oldu” sorusuna net cevap vermez. Yol kuru, hava açık, hız düşüktür. Ancak desen aynıdır. Aynı saat, aynı ışık açısı, aynı yol kesimleri.
Bu etki özellikle mevsim geçişlerinde belirgindir. Güneş açısı yazdan farklıdır, ancak sürücü alışkanlığı değişmemiştir. Göz, yaz ışığına göre ayarlanmıştır. Bu uyumsuzluk, kısa süreli algı hataları üretir.
Esentepe Kuzey Sahil Yolu’nda ikindi saatlerinde yaşanan risk, yolun yapısından değil, ışığın zemini farklı göstermesinden kaynaklanır. Gölge–ışık geçişi fark edildiğinde verilen küçük tepkiler, zincirleme hareketlere yol açar. Bu hareketler sessizdir, ancak tekrar eder.