1950–80 Arasında Girne’ye Giden Ana Yol
Eski Lefkoşa–Girne Yolu, 1950’lerden 1980’lerin ortasına kadar Girne’ye ulaşmanın ana yoluydu. Başka bir alternatif yoktu. Yol, seçilen bir güzergâh değil; zorunlu bir hat olarak kullanılırdı. Bu zorunluluk, yolun hem trafiğini hem de algısını belirlerdi.
O yıllarda Girne’ye gidiş, bir yolculuk olarak planlanırdı. Saat seçilirdi, hava kollanırdı. Yol dar, virajlı ve ışıksızdı; ama herkes bu durumu normal kabul ederdi. Çünkü yolun “zor” olması, olağan bir durumdu. Riskten söz edilmezdi; yolun kendisi zaten dikkat isteyen bir gerçeklikti.
Bu hatta trafik bugünkü gibi yoğun değildi. Araç sayısı azdı. Ancak bu azlık güven anlamına gelmezdi. Aksine, yolun karakteri hatayı affetmezdi. Karşıdan gelen araç beklenirdi. Yol paylaşılırdı. Geçişler yazılı kurallarla değil, sessiz anlaşmalarla yapılırdı.
1950’ler ve 60’larda bu yol, Girne ile Lefkoşa arasındaki bağı kuran tek çizgiydi. 1970’lerde de bu durum büyük ölçüde değişmedi. Yol, ana arter olmanın yükünü taşıdı. Kazalar nadirdi; ama olduğunda ada genelinde konuşulurdu. Çünkü ana yol üzerinde yaşanan her olay, herkesin hayatına bir şekilde dokunurdu.
1980’lerin ortasına gelindiğinde bu yük yavaş yavaş hafifledi. Yeni yollar devreye girmeye başladı. Ancak bu, eski yolun bir anda boşaldığı anlamına gelmedi. Yol ana yol olmaktan çıktı; ama alışkanlıkla kullanılmaya devam etti. Bu geçiş dönemi, yolun kimliğini değiştiren asıl kırılma noktası oldu.
Bugün bu hat hâlâ açık. Ancak geçmişte taşıdığı “ana yol” yükü, sürücü davranışlarında hâlâ hissedilir. Bazı refleksler bu dönemden kalmadır. Eski Lefkoşa–Girne Yolu, bir zamanlar Girne’ye giden tek yol olmanın izlerini bugün bile taşır.