1990’larda Ortaköy’de Akşam 6’dan Sonra Trafik Diye Bir Şey Yoktu
Bugün 18.30–20.00 En Riskli Saat
1990’larda Ortaköy için akşam 6, günün fiilen bitiş saatiydi. Dükkanlar kapanır, sokaklar sakinleşir, ev–iş mesafesi kısa olduğu için trafik doğal olarak dağılırdı. Bugün aynı mahallede saat 18.30 ile 20.00 arası, haftanın en yoğun ve en riskli zaman dilimi. Değişen şey sadece araç sayısı değil; alışkanlıklar, zaman baskısı ve mekânsal kullanım.
Kırılma Nerede Oldu?
Şehrin büyümesiyle birlikte Lefkoşa merkezinin işlevi değişti. 1990’larda Ortaköy ağırlıklı olarak konut dokusuydu. Market, eczane ve birkaç ana arter dışında çekim noktası yoktu. 2000’lerden sonra hizmet yoğunluğu arttı; kısa süreli dur-kalk gerektiren işletmeler çoğaldı. Bu, akşam saatlerinde “iki dakikalık iş” kültürünü doğurdu.
18.30–20.00 Neden Riskli?
Bu zaman aralığı üç davranışın aynı anda çakıştığı dilim:
- Eve dönüş telaşı: Gün boyu ertelenen işler tam bu saatlerde yapılmak istenir.
- Kısa parklar: Dörtlülerle bırakılan araçlar, akışı daraltır.
- Refleks çatışması: Arkadan gelen hızlanır, öndeki aniden durur.
Sonuç, yüksek hız gerektirmeyen ama sık tekrarlanan mikro hasarlar. Aynalar, tampon köşeleri, jantlar ve kapılar bu saatlerin sessiz kurbanlarıdır.
Mekân Aynı, Kullanım Farklı
Ortaköy’ün sokakları daralmadı; kullanım biçimi değişti. Eskiden akşam 6’dan sonra kapalı olan işletmeler, bugün 19.30’a kadar açıktır. Bu da “son bir uğrama” dalgası yaratır. Aynı sokak, farklı dönem; aynı hatanın daha sık tekrarı.
Sessiz Hasarların Anatomisi
- Açılan kapılar: Park yerinde değilken inme alışkanlığı.
- Jant eğilmeleri: Daraltılmış akışta kaçınılmaz bordür temasları.
- Tampon temasları: Düşük hızda, yüksek tekrar.
Bunlar büyük kazalar değildir; ancak sigorta istatistiklerinde en çok dosya açılan anlardır. Çünkü görünmezler ama süreklidirler.
Davranış Okuyan Sigorta