75 KM RADAR SONRASI ERKEN HIZLANMA
Girne–Alsancak çevre yolunda sabit radarın bulunduğu nokta, yolun fiziksel olarak en net, zihinsel olarak ise en kırılgan kesitlerinden biridir. Radar öncesinde hız bilinçli olarak düşürülür. Göz, tabeladadır. Ayak frendedir. Kontrol hissi yüksektir.
Radar geçildiği anda bu denge değişir. Tehlike geçtiği düşünülür. Asıl risk de tam bu düşünceyle başlar.
Bu noktada yapılan hata hızlanmak değildir. Hata, herkesin aynı anda hızlanacağını varsaymaktır. Radar sonrası yol hâlâ toparlanmamıştır. Öndeki araçlar aynı kararı aynı anda vermez. Kimisi hızlanır, kimisi birkaç saniye daha sabit kalır, kimisi yan girişleri kolladığı için yavaşlar.
Zaman etkisi özellikle sabah ve akşam saatlerinde belirgindir. Sabah 08.00–09.00 arasında Girne yönüne giden araçlar, radarı bir eşik olarak görür. Geçildiğinde, “akış başladı” düşüncesiyle gaz verilir. Akşamüstü ise 17.30 sonrası, radardan sonra kısa bir boşluk yakalandığı sanılır. Bu boşluk, çoğu zaman gerçek değildir.
Yerel bir senaryo sık tekrar eder. Radar geçilir. Arkadaki araç hızlanır. Öndeki araç ise hemen hızlanmaz; çünkü biraz ileride yan yoldan çıkabilecek bir aracı bekler ya da yolun daralacağını bilir. Mesafe hızla kapanır. Fren yapılır. Bu fren, genellikle beklenmedik bir fren olur. Arkadan gelen için sürprizdir.
Bu kesitte yol geniştir, görüş açıktır. Bu da yanıltıcıdır. Sürücü, açık görüşü güvenle karıştırır. Oysa sorun yolun görünürlüğü değil, kararların senkronize olmamasıdır.
Radar, sürücüyü yavaşlatır. Ama radar sonrası alan, sürücüyü yeniden düşünmeye zorlamaz. Alışkanlık devreye girer. “Kontrol bitti” duygusu, dikkati birkaç saniyeliğine düşürür. Bu birkaç saniye, bu noktayı riskli kılar.
75 km radar sonrası erken hızlanma, ceza korkusunun bittiği ama akışın henüz oturmadığı bir aralıktır. Yol aynıdır. Hız artar. Ama trafik hâlâ aynı değildir. Bu uyumsuzluk, bu kesitin temel karakteridir