Akdoğan | Merkezden Dağılan Sabah Akışı Yanılgısı
Akdoğan merkezinde sabah saatleri, yolun kendisinden çok zamanın baskın olduğu bir akış üretir. Belediye binası çevresi, eski çarşı hattı ve pazar yönüne açılan kısa bağlantılar, 07.15–09.00 arasında tek bir yol gibi çalışmaz. Her biri farklı hız ve niyet taşır; ama asfalt bu farkları ayırmaz.
Riskin kaynağı yoğunluk değildir. Akışın eş zamanlı olmamasıdır. Merkezden çıkan araçlar, okul ve iş saatine yetişme refleksiyle hızlanır. Aynı dakikalarda, yan sokaklardan çıkanlar kısa mesafeli hareketler yapar. Yol geniş görünür; fakat karar aralıkları dardır. Bu daralma, sürücünün değil zamanın yarattığı bir basınçtır.
Yerel davranış bu tabloyu sabitler. Akdoğan’da sabah, kısa duruşlar olağandır. Fırın önü, bakkal önünde iki dakikalık bekleme, pazar yoluna sapmadan önce verilen kısa sinyaller. Bu hareketler tek başına risk üretmez. Risk, arkadan gelenin bu duruşları “olağan” saymamasında ortaya çıkar. Merkezden çıkan, yolu açılmış sanır; yan sokaktan çıkan, yolun hâlâ yerel olduğunu bilir.
Somut bir sahne sık görülür. Sabah erken saatlerde, merkezden çıkan bir araç pazar yönüne doğru ilerlerken sağdan bir yan sokaktan başka bir araç yola katılır. Katılım yavaştır, sinyal geçtir. Arkadan gelen için fren mesafesi yeterlidir; ama beklenmeyen hız farkı, sert bir yavaşlama yaratır. Temas olmaz; fakat kaçış manevrası bankete taşar. İzler çoğu zaman lastikte ve jantta kalır.
Akdoğan’da bu saatlerde yol, bir ana arter gibi çalışmaz. Parçalıdır. Her parça kendi hızını ve niyetini taşır. Bu parçalar üst üste geldiğinde, asfalt tek bir karar bekler; ama sürücüler farklı kararlar verir. Sorun burada başlar.
Öğleye doğru bu risk dağılır. Zaman baskısı çekilir, akış senkronize olur. Aynı yol, aynı bağlantılar, aynı genişlik. Değişen sadece saattir. Akdoğan merkezinde risk, günün kendisiyle değil günün ilk saatleriyle ilgilidir. Bu fark okunmadığında, yol sessizce hata üretir.