Alsancak’ta Sinyalsiz Şerit Değiştirme Yanılgısı
Alsancak’ta yaşanan birçok temasın temelinde hız değil, niyetin gizli kalması vardır. Şerit değiştirme kararı verilir, ama bu karar diğer sürücülere söylenmez. Sinyal verilmediğinde sorun manevra değil, iletişimsizliktir.
Alsancak ana yolları ve bağlantı şeritleri akıcıdır. Bu akış, sürücülere “zaman var” hissi verir. Şerit değişimi son ana bırakılır, çünkü yol geniştir ve boşluk var sanılır. Ancak boşluk, yalnızca sürücünün gördüğü kadardır; arkadan gelenin hızı ve niyeti hesaba katılmaz.
En sık yaşanan senaryo şudur:
Araç şeritte ilerlerken hafifçe yavaşlar. Sinyal yoktur. Arkadaki sürücü bunu geçici bir hız düşüşü sanır ve mesafeyi kapatır. Tam bu anda öndeki araç şerit değiştirir. Fren yapılır, direksiyon kırılır; temas kaçınılmaz hale gelir.
Bu yanılgı özellikle Lapta’dan gelen sürücülerde daha belirgindir. Lapta’da dar alanlarda yapılan küçük yön değişimleri çoğu zaman sözsüz anlaşılır. Alsancak’ta ise aynı davranış, daha yüksek hız ve daha geniş akış içinde okunamaz. Okunamayan niyet, kazaya dönüşür.
Bir diğer risk, “zaten görüyordur” varsayımıdır.
Sürücü aynaya bakar, boşluk görür ve sinyale gerek duymadan geçer. Oysa arkadaki araç aynada görünmeyebilir ya da hız farkı nedeniyle çok daha kısa sürede boşluğu kapatabilir. Görüş anlıktır, karar kalıcıdır.
Alsancak’ta sinyalsiz şerit değişimlerinin tehlikeli olmasının nedeni, yolun sürücüyü cesaretlendirmesidir. Genişlik, hatayı tolere ediyormuş gibi görünür. Oysa tolerans yoktur; sadece sonuç büyür.
Bu kazalar genellikle “bir anda oldu” diye anlatılır.
Aslında bir anda olmaz. Karar gecikir, sinyal verilmez, beklentiler ayrışır. Ayrışan beklentiler, aynı noktada çarpışır.
Alsancak’ta güvenli sürüş, şerit değiştirmeyi becermekten çok niyeti erken ilan etmeyi gerektirir. Sinyal, bir formalite değil; arkadaki sürücünün karar alabilmesi için tanınan süredir. Süre verilmezse, karar çatışır.
Alsancak yollarında en tehlikeli manevra hızlı olan değil,
habersiz olandır.