Alsancak’ta Yaya Beklentisi Hatası
Alsancak’ta sürücüler yayayı gördüklerinde çoğu zaman doğru şeyi yaptıklarını düşünür. Yavaşlarlar, dururlar ya da duracaklarını varsayarlar. Sorun, yayanın ne yapacağını bildiklerini sanmalarıdır.
Alsancak’ta yaya davranışı sabit değildir. Otel girişleri, restoran önleri, sahil bağlantıları ve market çevreleri yayayı sürekli hareket halinde tutar. Yaya bir an kaldırımdadır, bir an yola yaklaşır, sonra geri çekilir. Bu dalgalı davranış, sürücünün beklentisini bozar.
En sık yaşanan senaryo şudur:
Sürücü yavaşlar ve yayanın geçeceğini varsayar. Yaya ise sürücünün durmayacağını düşünür ve bekler. İki taraf da karşı tarafın hamlesini bekler. Bu bekleme, arkadan gelen araç için öngörülmeyen bir duruş anlamına gelir.
Bu noktada risk, yayayla araç arasında değil; arkadan gelen araçla öndeki araç arasındadır. Yaya geçmemiştir ama trafik durmuştur. Beklenti bozulur, fren yapılır, temas oluşur.
Alsancak’ta bu hatanın büyümesinin nedeni, yolun Lapta’ya göre daha hızlı akmasıdır. Sürücü, yayayı gördüğünde durmayı seçer; arkadaki sürücü ise bu duruşu beklemez. “Yaya geçmedi ki” düşüncesiyle mesafe kapanır.
Bir diğer yanılgı da yayanın niyetini okuma çabasıdır.
Sürücü, yayanın bakışından, duruşundan ya da adımından karar çıkarmaya çalışır. Oysa yaya da sürücüyü okumaya çalışıyordur. İki tarafın da emin olmadığı bu an, trafiğin en kırılgan anıdır.
Bu kazalar genellikle düşük hızda olur.
Bu yüzden “kimseye bir şey olmadı” diye anlatılır. Ama tekrar eder. Çünkü beklenti hatası düzeltilmez; sadece normalleştirilir.
Alsancak’ta güvenli sürüş, yayaya öncelik vermekle bitmez. Arkadan geleni de hesaba katmak gerekir. Yaya için doğru olan hamle, trafik için yanlış zamana denk gelebilir. Zamanlama yanlışsa, niyet doğru olsa bile sonuç hatalı olur.
Alsancak’ta yaya kazaları çoğu zaman çarpışmayla değil,
yayanın geçmediği anlarda başlar.