Alsancak Girişinde Galerilerin Yola Sıfır Dizilimi
Alsancak’a girişte yol, bir anda ticari bir koridora dönüşür. Galeriler, sergiledikleri araçları neredeyse yol çizgisine kadar getirir. Fiziksel olarak geniş görünen bu kesit, aslında kaçış alanı olmayan bir şerittir.
Risk burada hızdan doğmaz. Risk, yanıltıcı açıklıktan doğar. Yol kenarı boşmuş gibi görünür. Oysa bu boşluk, park edilmiş ya da sergilenmiş araçlarla doludur. Ana akışta ilerleyen bir sürücü için bu dizilim, fark edildiğinde artık çok yakındır.
Zaman etkisi nettir. Öğleden sonra ve akşamüstü saatlerinde, 16.00–18.30 arasında galerilere giriş–çıkışlar artar. Bir araç yavaşlayarak sergi alanına girer, diğeri geri geri çıkar. Ana yoldaki sürücü, bu manevraların ana yolun içinde gerçekleşeceğini varsaymaz.
Yerel bir senaryo sık tekrar eder. Galeri önünde yavaşlayan bir araç, son anda sinyal verir. Arkadaki araç, yavaşlamayı geç fark eder. Fren yapılır. Sağda kaçış yoktur; solda karşı şerit yakındır. Küçük bir temas, zincirleme hasara dönüşebilir çünkü yol kenarında koruyucu bir mesafe yoktur.
Bu kesitteki asıl sorun, yolun “ticari sokak” gibi çalışmasıdır. Galeriler için burası bir sergi alanıdır. Sürücüler için ise geçiş hattı. İki kullanım biçimi aynı çizgide birleşir. Bu birleşim, karar süresini kısaltır.
Alsancak girişindeki bu dizilim yeni değildir. Yıllardır aynı şekilde durur. Ancak trafik yoğunluğu arttıkça, bu yola sıfır yerleşim daha görünür hale gelir. Yolun karakteri değişmez; riskin fark edilme anı öne gelir. Bu erken fark edilemeyen an, bu kesiti sürekli dikkat gerektiren bir noktaya dönüştürür.