Alsancak Girişinde İlk Işıksız Kavşakta Tatil–Şehir Yanılgısı
Alsancak’a girişteki ilk ışık olmayan kavşak, yolun karakterinin değiştiği yerdir. Girne yönünden gelen akış hâlâ şehir refleksi taşır; Alsancak içine girenler ise tatil temposuna geçmiştir. Risk, bu iki zihniyetin aynı anda karar vermesinden doğar.
Sorun hız değildir. Öncelik beklentisidir. Işıksız kavşakta şehirden gelen sürücü akışın süreceğini varsayar. İçeriden çıkan araç ise “sakin bölge” hissiyle yolun kendisine açılacağını düşünür. İşaretler sabittir, ama beklentiler çatışır. Karar süresi kısalır.
Zaman etkisi belirgindir. Özellikle 16.30–19.00 arasında, sahile yönelen araçlar ve yerleşime dönenler bu noktada üst üste biner. Gündüz kavşağı tanıyanlar akşam aynı refleksi sürdürür. Oysa akşam, park arayanlar ve kısa manevralar nedeniyle akışı düzensizleştirir.
Yerel davranış yanılgıyı büyütür. Alsancak girişinde kavşak, “ilk dur–bak” noktası gibi değil, “geçiş” gibi kullanılır. Sinyal geç verilir, göz temasına güvenilir. Şehirden gelen akış bu göz temasını beklemez.
Somut bir akşam sahnesi sık görülür. Girne yönünden gelen araç kavşağı akış içinde geçmeye hazırlanırken, içeriden çıkan araç kısa bir manevrayla burnunu uzatır. Fren yapılır, mesafe vardır. Temas ya son anda engellenir ya da düşük hızda olur. Neden nettir: tatil refleksi ile şehir refleksinin çakışması.
Alsancak girişinde risk, kavşağın ışıklı olmamasından değil, iki farklı yol kültürünün aynı kavşakta karşılaşmasından doğar. Yol aynı kalır; zihniyet değişir.