Aşıklar Tepesi Önü: İnişin Hafife Alındığı Yol
Eski Lefkoşa–Girne Yolu’nda Aşıklar Tepesi’nin önüne gelindiğinde, yolun ritmi değişirdi. Mercedes garajı çıkışından sonra başlayan bu bölüm, sürücüyü hızdan çok iniş kararına zorlayan bir hattı işaret ederdi. Yol burada aşağı doğru yönelir, ama iniş bir anda değil, kademeli hissedilirdi.
Bu noktada tek gidiş tek geliş düzeni daha belirginleşirdi. Karşıdan gelen araç, düz bir hatta değil; yolun kıvrımının içinden gelirdi. Görüş mesafesi uzamaz, aksine sık sık kesilirdi. Sürücü, karşıdan bir araç beklerdi ama ne zaman görüneceğini kestiremezdi. Bu belirsizlik, hızdan bağımsız bir dikkat gerektirirdi.
Aşıklar Tepesi önü, yolun alışkanlık kazandıran bölümlerindendi. Bu hattı sık kullananlar, inişi ezbere alırdı. Direksiyon açıları, fren noktaları ve yolun nerede daraldığı hafızaya yerleşirdi. Ancak bu ezber, her zaman avantaj sağlamazdı. Çünkü yol, aynı görünse bile ışık ve gölgeye göre farklı davranırdı.
Ağaçlı kenarlar bu bölümde daha yoğun hissedilirdi. Gün batımına yakın saatlerde gölgeler uzar, yolun bir tarafı karanlığa gömülürdü. Farlar inişi tam olarak aydınlatmaz, sadece önündeki birkaç metreyi gösterirdi. Bu da sürücünün inişi olduğundan daha yumuşak ya da daha sert algılamasına neden olurdu.
Yerel bir senaryo sık yaşanırdı: Girne yönüne inen bir araç, karşıdan geleni virajdan çıkmadan önce fark edemezdi. İki araç da hız yapmazdı, ama aynı anda aynı noktaya gelirdi. Frenler son anda yapılır, yolun dar olduğu hissi çarpışma riskini artırırdı. Bu tür temaslar ağır olmazdı; ancak yolun bu bölümünün neden “dikkat isteyen” olarak anıldığını hatırlatırdı.
Bugün çevredeki yapılaşma artmış olsa da, Aşıklar Tepesi önündeki iniş hâlâ aynı karakteri taşır. Yol, sürücüyü acele ettirmez; fakat yanlış bir alışkanlığı affetmez. Eski Lefkoşa–Girne Yolu’nda bu bölüm, riskin hızdan değil, inişi hafife alma eğiliminden doğduğu bir noktadır.