Aynı Yol, Farklı Yorgunluk: Lefkoşa–Girne Yolu’nda İş Çıkışı Refleks Zayıflaması
Lefkoşa–Girne Yolu’nda akşam saatlerinde riskin kaynağı çoğu zaman yoğunluk değil, günün sonunda biriken yorgunluktur. Yol bilinir, kavşaklar tanıdıktır, trafik tahmin edilebilir görünür. Ancak sürücünün zihni artık sabahki hızında çalışmaz. Refleksler yavaşlar, karar aralığı uzar.
Özellikle 18.00–19.30 aralığında Girne’den Lefkoşa’ya dönüşte, sürücü günün yükünü hâlâ üzerinde taşır. Direksiyon başına geçen beden yorgundur, zihin dağınıktır. Bu yorgunluk hız yapmaya değil, geç karar vermeye yol açar. Fren gecikmez gibi görünür ama olması gereken andan bir an sonra gelir.
Bu saatlerde yapılan frenlerin ortak özelliği sertlik değil, kararsızlıktır. Öndeki araç yavaşladığında sürücü önce bekler, sonra frene basar. Bu bekleme, arkadaki araç için belirsizlik yaratır. Arkadaki sürücü ya erken frene basar ya da geç kalır. Küçük temaslar bu senkron bozulmasında ortaya çıkar.
Yerel bir sahne sık tekrar eder. Akşam iş çıkışı saatlerinde Lefkoşa yönüne ilerleyen bir araç, Gönyeli yaklaşımında öndeki aracın yavaşladığını görür ama tepki vermekte gecikir. Bir anlık dalgınlık yaşanır. Fren geç yapılır. Arkadaki araç durur, bir sonraki duramaz. Hasar küçüktür, çoğu zaman tampon seviyesinde kalır. Olay hızdan değil, zihinsel yorgunluktan kaynaklanır.
Bu davranış yeni değildir. 1990’larda da Lefkoşa–Girne Yolu akşamları yorgun sürücüler taşırdı. Ancak trafik bugünkü kadar yoğun değildi. Yorgunluk vardı ama telafi edecek boşluklar da vardı. Bugün boşluklar azaldı, yorgunluk aynı kaldı. Bu dengesizlik, iş çıkışı riskini görünmez ama sürekli hale getirdi.
Lefkoşa–Girne Yolu’nda iş çıkışı yorgunluğu, ani kazalar üretmez. Bunun yerine küçük, sessiz ve tekrar eden hasarlar üretir. Yol aynı kalır; sürücü değişir. Günün sonunda zayıflayan refleksler, bu yolun akşam karakterini belirler.