Lefkoşa – Girne Anayolu | 17.30–19.00
Lefkoşa’dan Girne’ye doğru çıkılan Boğaz hattı, adanın en belirgin geçiş koridorlarından biridir. Özellikle mesai çıkışı saatlerinde trafik hacmi artar ancak akış uzun süre kesintisiz ilerler. Yol geniştir, eğim istikrarlıdır ve sürücüye kontrol hissi verir. Risk tam burada başlar.
17.30 ile 19.00 arasında, Lefkoşa yönünden tırmanışı tamamlayıp Girne istikametine inişe geçen araçlarda belirgin bir davranış paterni görülür. Çıkış boyunca sabit bir tempo korunur. Zirve geçildikten sonra eğim aşağı yönlüdür. Motor freni yerine gaz hafifçe korunur. Hız artmaz gibi hissedilir fakat aslında düşmez.
Boğaz inişinde yol karakteri ilk bakışta değişmez. Şeritler aynı genişliktedir. Orta refüj çizgisi nettir. Görüş açıktır. Ancak iniş bölümünde araçların birbirine yaklaşma mesafesi fark edilmeden kısalır. Eğimin etkisiyle fren mesafesi uzar. Özellikle Dikmen bağlantı noktasına ve Girne tarafındaki ilk yoğunlaşma bölgesine yaklaşırken akış sıkışmaya başlar.
Risk hızın yüksek olması değildir. Risk hızın devam etmesidir.
Akşam saatlerinde Girne yönüne doğru olan inişte, şehir içine girmeden önceki kesitte akış psikolojik olarak hâlâ şehirler arası yol gibi algılanır. Oysa birkaç kilometre sonra tempo değişir. Karaoğlanoğlu ve çevre yolu bağlantılarına yaklaşırken şerit değiştirme davranışı artar. Sağ şeride yönelenler çoğalır. Bu geçiş noktaları ani fren üretir.
Yerel bir senaryo sık tekrar eder. 18.10 civarında Lefkoşa’dan çıkan bir araç Boğaz zirvesini geçer. İnişte akış düzenlidir. Araç önündeki iki otomobili sabit mesafede takip eder. Dikmen yönüne dönecek bir araç sağ şeride geçmek için hafifçe yavaşlar. Bu yavaşlama ilk anda belirgin değildir. İniş eğimi nedeniyle takip eden araç, fren ihtiyacını geç fark eder. Sert fren yapılır. Arkadaki araç da aynı tepkiyi verir. Zincirleme küçük temaslar genellikle bu noktada oluşur.
Fiziksel bir daralma yoktur. Kör bir viraj yoktur. Yol standarttır. Ancak iniş eğimi, akış yoğunluğu ve şerit değişim davranışı aynı noktada kesişir.
Boğaz hattının tarihsel kullanım biçimi de bu davranışı pekiştirir. Yıllar boyunca bu yol iki şehir arasındaki ana geçiş olmuştur. Sürücü zihninde hâlâ bir bağlantı yolu olarak yer eder. Şehir içi hassasiyet eşiği geç aktive olur. Oysa Girne’ye yaklaşırken yol artık transit değil, dağılım alanına dönüşür.
Yağışlı havalarda risk farklı bir katman kazanır. Asfalt yüzeyi kuru görünebilir ancak akşam serinliğinde nem artar. Eğimin etkisiyle fren mesafesi birkaç metre daha uzar. Bu fark çoğu zaman hesaplanmaz.
Boğaz inişindeki kırılganlık tek bir noktada değil, davranışın zamanlamasında oluşur. Hızın devamı ile akışın yavaşlaması arasındaki birkaç saniyelik gecikme, bu hattı akşam saatlerinde hassas hale getirir.
Yol değişmez. Eğim değişmez. Değişen, günün saatine bağlı olarak sürücü zihnindeki tempo algısıdır.
Boğaz inişi bu nedenle özellikle 17.30 sonrası dikkat gerektiren bir geçiş hattına dönüşür. Bu risk dramatik değildir. Süreklidir. Ve her akşam yeniden üretilir.