Bölge Temsilciliği, Saha Çalışması ve İklim Krizi Gerçeği
Aşağıdaki bölgelerin tamamında aktif bölge temsilciliği görevini yürütmekteyim:
- Dikmen (Aşağı Dikmen ve Yukarı Dikmen)
- Taşkent (Aşağı Taşkent ve Yukarı Taşkent)
- Şirinevler (Ayermola)
- Dağyolu (Fota)
- Güngör (Kutsoventi)
- Pınarbaşı (Gırnı)
- Boğazköy
- Ağırdağ
- Kömürcü
- Göçeri (Bilelle)
- Akçiçek (Sisglino)
Bu bölgelerde sigorta artık sadece “ev – araba” meselesi değil.
İklim krizi, sahada riski doğrudan değiştiren bir faktör haline geldi.
İklim krizi sahada nasıl hissediliyor?
Son yıllarda bu bölgelerde şunları çok daha sık görüyoruz:
- eskiden sorun olmayan yerlerde ani su baskınları
- kısa sürede yağan yoğun yağmur sonrası toprak kaymaları
- uzun kurak dönemlerden sonra gelen sert yağışlar
- rüzgâr yönlerinin değişmesiyle çatı ve sundurma uçmaları
- yazın aşırı sıcak nedeniyle elektrik yüklenmesi ve yangın riski
Bunlar artık “istisna” değil, yeni normal.
Jeolog bakışı olmadan risk eksik kalır
Bu yüzden saha çalışmalarımı Jeolog Aykut Özkozacı ile birlikte yürütüyorum.
İklim kriziyle birlikte:
- zemin suya daha hızlı doygun hale geliyor
- eğimli arazilerde kayma riski artıyor
- eski yerleşimlerde drenaj yetersiz kalıyor
- çatlaklar ve oturmalar daha görünür oluyor
Jeolog bakışı, poliçeyi gerçek hayata yaklaştırıyor.
Bu bölgelerde artık şuna inanıyoruz
Eskiden güvenli görünen bir sokak,
iklim değişikliğiyle birlikte riskli hale gelebiliyor.
O yüzden:
- konut sigortalarında su ve fırtına teminatları
- iş yerlerinde iş durması ve yangın
- tarımsal alanlara yakın yapılarda ek riskler
2026’ya girerken daha dikkatli ele alınmalı.
Net bir cümleyle özetlersem
İklim krizi, sigortayı pahalılaştırmıyor.
Yanlış sigortayı pahalı hale getiriyor.
Bizim işimiz de tam burada başlıyor:
Bölgeyi bilen, zemini okuyan, iklimi hesaba katan sigorta yapmak.
Songül Olsun
Bölge Temsilcisi
Dikmen – Taşkent – Şirinevler – Dağyolu – Güngör – Pınarbaşı – Boğazköy – Ağırdağ – Kömürcü – Göçeri – Akçiçek
CAN Sigorta