Dereboyu’nda Dur–Kalk Körlüğü: Her Yeşil Yandı Sandın
Dereboyu’nda kazalar çoğu zaman hızdan olmaz.
Yanlış varsayımdan olur.
Trafik durur, tekrar akar, sonra yeniden durur. Sürücü her hareketi “akış başladı” olarak algılar. Ama Dereboyu’nda her hareket, gerçek bir akış değildir.
Hasar, tam bu yanlış okumada doğar.
Dur–Kalk Körlüğü Nedir?
Dur–kalk körlüğü, sürücünün:
- Önündeki aracın hareketini yeşil ışık gibi algılaması
- Takip mesafesini yeniden kurmaması
- Trafiğin hâlâ parçalı aktığını fark etmemesi durumudur
Zihindeki cümle nettir:
“Kalktıysa gidiyoruz.”
Ama Dereboyu’nda bu çoğu zaman yanlıştır.
Dereboyu’nda Neden Çok Sık Olur?
Çünkü Dereboyu:
- Işıksız dur–kalk noktalarıyla doludur
- Kısa mesafede tekrar duran bir trafiğe sahiptir
- Park eden, çıkan, kapı açan araçlarla sürekli kesilir
Bir araç hareket eder.
Arkası da refleksle hareket eder.
Ama ön araç tam durmamıştır.
Fren geç gelir.
Hasar Nasıl Oluşur?
Dur–kalk körlüğüyle oluşan hasarlar genelde:
- Düşük hızda arkadan temas
- Tampon köşe çizikleri
- Plaka ve panjur hasarları
- “Çok yavaştık” denilen çarpmalar
Sürücü çoğu zaman şunu söyler:
- “Yeşil sandım.”
- “Akış başladı sandım.”
- “Önümdeki gidiyordu.”
Ama trafik, henüz bitmemiştir.
Bu Bir Dikkatsizlik Değil
Dur–kalk körlüğü:
- Telefonla ilgilenmek değildir
- Hız yapmak değildir
- Agresif sürüş değildir
Bu, Dereboyu’na alışmış beynin yaptığı bir genellemedir.
Her hareketi “devam” sanmak.
Sigorta Açısından Ne Anlama Gelir?
Bu tür hasarlar:
- Trafik sigortasında çok sık görülür
- Kusur çoğu zaman arkadaki araca yazılır
- “Takip mesafesi” gerekçesiyle dosyaya girer
Ama sebep çoğu zaman mesafe değil,
yanlış algıdır.
Sonuç
Dereboyu’nda risk:
- Kırmızıdan değil
- Yeşilden değil
Yeşil yandığını sandığın andan doğar.
Her hareket akış değildir.
Ama körlük, hepsini öyle gösterir