Dur–Kalk Trafikte Tampon Hasarları Neden En Çok Tartışılan Olaydır?
Şehir içi trafikte kazaların büyük bölümü yüksek hızda olmaz.
En çok dosya açılan olaylar, dur–kalk trafikte yaşanan küçük tampon hasarlarıdır.
Trafik yavaşlar, araçlar peş peşe ilerler. Bir anlık dikkat dağılması, ayağın frenden gaza geç kalması ya da öndeki aracın beklenmedik şekilde durması… Küçük bir temas yaşanır. Hasar çoğu zaman tampon seviyesindedir, gözle bakıldığında “önemsiz” gibi görünür.
Ama dosya tam da burada başlar.
Dur–kalk trafikte yaşanan tampon hasarlarında taraflar genellikle olayı farklı anlatır. Arkadaki sürücü, aracın aniden durduğunu söyler. Öndeki sürücü ise zaten durduğunu ya da yavaş ilerlediğini ifade eder. İki taraf da haklı olduğunu düşünür çünkü olay saniyeler içinde gerçekleşmiştir.
Fotoğraflar hasarı gösterir, ancak trafik akışını göstermez. Tutanakta hız bilgisi net değildir. Tanık çoğu zaman yoktur. Bu nedenle basit bir tampon teması, sigorta sürecinde uzun bir değerlendirmeye dönüşebilir.
Trafik sigortası açısından bu tür dosyalarda temel konu, takip mesafesi ve trafik koşullarıdır. Ancak dur–kalk trafikte “mesafe” kavramı kağıt üzerinde olduğu kadar net değildir. Araçlar birbirine yakındır ve her duruş beklenmedik hissedilebilir.
Bu yüzden tampon hasarları, küçük olmalarına rağmen en çok itiraz edilen kazalar arasında yer alır.
Dur–kalk trafikte risk, hızdan değil; süreklilikten doğar.
Dakikalarca süren yavaş ilerleme, bir anlık refleksle dosyaya dönüşebilir.
Ve çoğu zaman tartışmayı başlatan şey hasarın büyüklüğü değil,
“Ben daha durmamıştım” cümlesidir.