Esenköy kıyı hattında yaz boyunca asfalt yüzeyi sadece toz değil, tuz da biriktirir. Deniz rüzgarı, ince tuz partiküllerini yol yüzeyine taşır. Bu tabaka çıplak gözle fark edilmez. Yazın kuru zeminde sorun yaratmaz.
Risk yoğun yağış değildir.
Risk, ilk yağmur anıdır.
Sonbaharın ilk ciddi yağmurunda tuz ve ince toz suyla birleşir. Asfalt üzerinde geçici, ince bir kaygan film oluşur. Sürücü görsel olarak sadece ıslak zemin görür. Ancak sürtünme katsayısı beklenenden düşüktür.
Esenköy’de bu durum özellikle denize paralel düz segmentlerde belirgindir. Açık yol konforu sürer. Fren mesafesi hesaplanan hız için yeterli sanılır. Oysa yüzey tepkisi birkaç metre gecikir.
Akşam saatlerinde risk daha yüksektir. Gün boyunca biriken tuz ve nem, ilk yağmurla birlikte daha yoğun bir yüzey değişimi üretir. Hafta sonu sahil trafiğinde bu etki zincirleme frenlere neden olabilir.
Somut bir senaryo:
Ekim ayının ilk yağmuru. Esenköy kıyı hattında ilerleyen araç, önündeki hafif yavaşlamaya tepki olarak frene basar. Pedal hissi normaldir. Ancak araç beklenenden daha geç yavaşlar. Arkadaki araç da aynı yüzey üzerinde aynı gecikmeyi yaşar.
Esenköy’de kayganlık su miktarından değil, yüzey geçmişinden kaynaklanır.
Yazın biriken tuz, sonbaharda davranışı değiştirir.
Yol aynıdır.
Ancak zemin tepkisi birkaç saniyeliğine farklıdır.