Esentepe Kuzey Sahil Yolu’nda Akşam Saatlerinde Akış Hızı Yanılsaması
Esentepe’den geçen Kuzey Sahil Yolu, akşam saatlerinde olduğundan daha hızlı algılanan bir hat haline gelir. Yolun fiziksel hızı değişmez. Değişen, sürücünün akışı okuma biçimidir. Risk, hızdan değil, hızın sürekli sanılmasından doğar.
Bu yol iç kesimlerden ilerler ve Karpaz yönüne doğru kesintisiz bir geçiş hissi verir. Genişlik, görüş ve yüzey kalitesi sürücüye güven sağlar. Akşam saatlerinde bu güven artar. Özellikle 17.45 ile 19.15 arasında, yol “akar” gibi algılanır.
Ancak bu algı tam değildir. Aynı saatlerde site bağlantıları, tali yol çıkışları ve yerleşim girişleri devreye girer. Akış kesintisiz görünür ama değildir. Yolun bazı bölümleri kısa süreli yavaşlamalar üretir. Bu yavaşlamalar, arkadan gelen tarafından geç fark edilir.
Sorun genellikle ikinci araçta ortaya çıkar. Öndeki araç, bağlantı yoluna yaklaşırken gazdan ayağını çeker. Arkadaki araç, akışın bozulmayacağını varsayarak mesafeyi kapatır. Hız düşüşü küçük olsa bile, karar gecikir. Fren refleksi geç devreye girer.
Akşam saatlerinde zihinsel tempo farklıdır. Gün tamamlanmıştır. Eve dönüş başlı başına bir hedef haline gelir. Bu hedef, yolun her noktasının aynı hızda çalıştığı varsayımını güçlendirir. Oysa Kuzey Sahil Yolu, akşamları homojen değildir.
Yerel bir senaryo sık tekrar eder. Akşamüstü Esentepe yönünde ilerleyen bir araç, site bağlantısına yaklaşırken yavaşlar. Arkadaki araç, yolun hâlâ açık olduğunu varsayarak yaklaşır. Yavaşlama fark edildiğinde mesafe kısadır. Çarpışma düşük hızda olur. Hasar genellikle tampon seviyesinde kalır. Olay büyümez ama iz bırakır.
Bu tür hasarlar çoğu zaman kayda girmez. Polis çağrılmaz. Trafik kısa sürede normale döner. Ancak desen aynıdır. Aynı saat, aynı yol, aynı hız yanılsaması.
Bu yol yenidir. Modern standartlara göre yapılmıştır. Ancak davranış yeni değildir. Sürücü, yolun sunduğu konforu mutlak bir akış olarak okur. Bu okuma, küçük kesintileri görünmez kılar.
Esentepe Kuzey Sahil Yolu’nda akşam saatlerinde yaşanan risk, yolun tehlikeli olmasından değil, akışın sürekli sanılmasından kaynaklanır. Hız değişmediğinde değil, hızın değişmeyeceği varsayıldığında sorun başlar. Bu varsayım bozulduğunda, küçük kararlar hasara dönüşür.