Esentepe Kuzey Sahil Yolu’nda Yağmur Sonrası Değişen Tutunma Algısı
Esentepe’den geçen Kuzey Sahil Yolu, yağmurdan hemen sonra sürücüye yanlış bir güven hissi verir. Yol yüzeyi yeni ve düzgündür. Görünürde bir sorun yoktur. Risk, zeminin kaygan olmasından çok tutunmanın hâlâ eski gibi sanılmasından doğar.
Bu yol iç kesimlerden ilerler ve drenaj yapısı güçlüdür. Yağmur suyu kısa sürede çekilir. Asfalt kuruya yakın görünür. Bu görüntü, sürücünün yolun tamamen normale döndüğünü varsaymasına neden olur. Oysa ilk 30–60 dakika boyunca tutunma hâlâ düşüktür.
Sorun özellikle hafif yağmurlardan sonra belirginleşir. Uzun süre yağmur yağmamış dönemlerde, yol yüzeyinde biriken ince tabaka ilk yağmurla birlikte kayganlaşır. Gözle fark edilmez. Ancak fren ve yön değişiminde kendini gösterir.
Bu risk çoğu zaman düşük hızda çalışır. Sürücü hız yapmaz. Ancak normal bir fren beklentisi vardır. Kuzey Sahil Yolu’nda ilerlerken öndeki araç yavaşladığında fren yapılır. Araç beklenenden biraz daha geç durur. Bu gecikme, arkadakiyle mesafeyi kapatır.
Yerel bir senaryo sık tekrar eder. Yağmurun kesilmesinden kısa süre sonra Esentepe yönünde ilerleyen bir araç, bağlantı noktasına yaklaşırken fren yapar. Araç çizgide kalır ama durma mesafesi uzar. Arkadaki araç aynı refleksi gösterir. Mesafe yeterli değildir. Çarpışma düşük hızda olur. Hasar genellikle tampon seviyesinde kalır.
Bu tür olaylar çoğunlukla ilk yağmurda yaşanır. Günlerdir yağan yağmurda değil. Çünkü sürücü alışır. İlk yağmur, alışkanlıkla çakışır. Yol kuru gibi görünürken zemin farklı davranır.
Bu yol yeni olabilir. Ancak fizik kuralları yenilenmez. Görsel algı ile gerçek tutunma arasındaki fark, kısa bir zaman diliminde risk üretir. Bu risk işaretle değil, deneyimle öğrenilir.
Esentepe Kuzey Sahil Yolu’nda yağmur sonrası yaşanan sorun yolun tehlikeli olması değildir. Sorun, zeminin normale döndüğü varsayımıdır. Bu varsayım birkaç yüz metre boyunca yanlış kalır. O kısa süre, sessiz ama tekrar eden hasarların kaynağıdır.