Esentepe Sahil–Dağ Ayrımında Kararsız Dönüş Anları
Esentepe’de sahil hattı ile dağ hattının ayrıldığı noktalar, yolun fiziksel olarak değil zihinsel olarak çatallaştığı yerlerdir. Bu ayrımlarda yaşanan risk, yanlış yola girmekten çok geç karar vermekten kaynaklanır. Karar anı uzadıkça, hareket bozulur.
Bu noktalar Kuzey Sahil Yolu mantığıyla gelen akışın, eski sahil yolu veya dağ içi bağlantılarla kesiştiği yerlerdir. Yol geometrisi sürücüye net bir ayrım sunmaz. Her iki yön de “olabilir” görünür. Bu belirsizlik, direksiyon hareketini geciktirir.
Özellikle akşam saatlerinde bu risk belirginleşir. 18.00 sonrası, eve dönüş baskısı ile birlikte sürücü zihni hızlanır. Ancak ayrım noktasına gelindiğinde hızla birlikte tereddüt ortaya çıkar. Dönüş kararı geç verilir. Sinyal son anda yakılır. Fren, dönüşle aynı anda yapılır.
Bu davranış arkadan gelen için öngörülemezdir. Ana akışta ilerleyen araç, öndeki aracın devam edeceğini varsayar. Ancak son anda yapılan yavaşlama ve yön değişikliği, mesafe algısını bozar. Çarpışmalar çoğu zaman düşük hızda olur, fakat ani ve serttir.
Yerel kullanım bu riski artırır. Esentepe’de yaşayan sürücüler ayrım noktalarını tanıdığını düşünür. Ancak tanıdık olmak, kararı hızlandırmaz. Aksine “sonra dönerim” düşüncesi karar anını ileri iter. Yol, karar verilmeden geçilmeye çalışılır.
Sık tekrar eden bir senaryo vardır. Sahilden gelen bir araç, dağ yönüne çıkıp çıkmamaya son anda karar verir. Direksiyon kırılır, aynı anda fren yapılır. Arkadaki araç bu manevrayı beklemez. Hasar genellikle arka köşe ve yan panel hizasında olur. Olay büyümez, ama iz bırakır.
Bu ayrımlar geçmişte bu kadar yük taşımazdı. Trafik azdı, karar için zaman vardı. Bugün aynı noktalar, farklı hız beklentilerini aynı anda taşır. Yol aynı kalmış, karar süresi kısalmıştır.
Esentepe sahil–dağ ayrımlarında yaşanan risk, işaret eksikliğinden değil, kararın geç verilmesinden doğar. Yol, sürücüye iki ihtimali aynı anda sunar. Karar netleşmediğinde, hareket bölünür. Bu bölünme küçük ama tekrar eden hasarların kaynağıdır.