Esentepe’de Sahil Yolundan İç Yola Geçiş Yanılgısı
Esentepe’de yol, kısa bir mesafede iki farklı karakter değiştirir. Sahil hattı açık ve yatay ilerlerken, birkaç yüz metre sonra iç yola bağlanır ve eğim başlar. Bu geçiş ani değildir; tam da bu yüzden risk üretir.
Riskin nedeni hız değildir. Yolun hâlâ aynı sanılmasıdır. Sahilden gelen sürücü, açık görüşe ve yatay zemine alışmıştır. Direksiyon hâlâ aynı rahatlıkla tutulur. Oysa iç yola girildiği anda zemin eğim kazanır, yol daralır, görüş açıları kırılır. Zihindeki yol hâlâ sahildir; fiziksel yol artık değildir.
Bu yanılgı özellikle 17.30–19.00 arasında belirginleşir. Gün batımına yakın saatlerde sahil hattı kullanımı artar. İç yola dönüşler bu saatlerde yoğunlaşır. Sahilden içeri dönen araç, hızını değil ama dikkatini de yanında taşır. Taşınan dikkat, yeni yol tipine uymaz.
Yerel davranış bu durumu pekiştirir. Esentepe’yi sık kullananlar, bu geçişi ezbere bilir. Ancak ezber, farkındalık üretmez. Sahilden gelen araç iç yola girerken, “bir şey değişmedi” hissiyle devam eder. Oysa iç yol, ani yavaşlamalar ve kısa görüşle çalışır. Karar süresi kısalır.
Somut bir akşam sahnesi sık görülür. Sahil yolundan iç yola dönen bir araç, eğimin başladığını geç fark eder. Önündeki araç iç yol refleksiyle yavaşlamıştır. Fren yapılır, mesafe vardır. Ancak hızdan çok zamanlama yetmez. Temas düşük hızda olur ya da son anda durulur. Neden nettir: sahil refleksiyle iç yola girilmiştir.
Esentepe’de risk, yolun zorlaşmasından değil, yolun sessizce değişmesinden doğar. Sahil ile iç yol arasında fiziksel bir çizgi yoktur. Bu çizgi fark edilmediğinde, geçiş noktası kırılganlaşır.