Eski Lefkoşa–Girne Yolu: Işıksız Yıllar (1950–1985)
Eski Lefkoşa–Girne Yolu, 1950’lerden 1980’lerin ortasına kadar ana hat olarak kullanılan, ışıksız bir yoldu. Bu hattın riski hızdan değil, gecenin yolun üzerine bıraktığı belirsizlikten doğardı. Sokak lambası yoktu. Yönlendirme yoktu. Gece sürüşü, farların aydınlattığı dar bir görüş alanına emanet edilirdi.
Yol Gönyeli İlkokulu önünden başlardı. İlk yokuşta, Mercedes garajı çıkışında görüş kırılırdı. Burada farlar yolu değil, yokuşun bittiği noktayı aydınlatır; sürücü, bir an için yolun çizgisini kaybederdi. Ardından Aşıklar Tepesi önünde iniş başlar, tek gidiş tek geliş düzeni belirginleşirdi. Karşıdan gelen araç uzaktan seçilmez, Sinu virajının içinden bir anda beliren farlarla fark edilirdi.
Virajlar keskin değildi; süreklilik gösterirdi. Direksiyon tek hamlede dönmez, küçük düzeltmelerle tutulurdu. Yolun sağ ve solu ağaçlıydı. Ağaçlar manzara sunmaz, far ışığını emerdi. Kot seviyesi düştüğünde hat, düşük tarlaların arasından geçerdi. Bu bölümde farlar zemini değil boşluğu aydınlatır; hız algısı şaşar, araç yavaş giderken sürücü kendini hızlı hissederdi. Çizgiler kaybolur, sürüş ezberle devam ederdi.
Bu ışıksızlık kazayı kaçınılmaz kılmazdı; ancak kaza olduğunda onu olağanüstü yapardı. 1960’lar ve 70’lerde bu hatta bir aracın devrilmesi, sıradan bir trafik olayı sayılmazdı. Lefkoşa’da sabah konuşulur, Girne’de gün boyu anlatılırdı. Çünkü karanlıkta yaşanan her olay, yolun kendisiyle ilişkilendirilirdi.
Bugün yol hâlâ kullanılıyor, ancak çoğunlukla bölgede yaşayanlar tarafından. Aydınlatma yer yer artmış olsa da, yolun karakteri değişmedi. Gece olduğunda risk hâlâ hızdan değil; ışıksızlığın sürücü alışkanlığıyla birleştiği anlardan doğar.