EZİÇ IŞIKLARINDA KAZA HAFIZASI OLAN SİNYAL DÖNGÜSÜ
EZİÇ ışıkları, Girne–Alsancak hattında sürücülerin yalnızca ışığa değil, geçmişe de baktığı nadir noktalardan biridir. Bu kavşak, yıllar içinde yaşanan kazalarla bir hafıza üretmiştir. Bu hafıza, tabelalarda değil; anlatılarda, sohbetlerde ve sürücü davranışlarında yaşar.
Buradaki risk, sinyal sisteminin varlığından değil, ona duyulan güvenden doğar. Işıkların “her şeyi düzenlediği” varsayımı, sürücünün kendi karar süresini kısaltır. Yeşil yandığında geçileceği, kırmızıda durulacağı kabul edilir. Ancak bu kabul, çevredeki diğer akışların aynı disiplinle hareket ettiği varsayımını da beraberinde getirir.
Zamanla bu noktada bir davranış kalıbı oluşmuştur. Özellikle yoğun saatlerde, sürücüler yeşilin yanacağı ana odaklanır. Sağdan veya soldan gelebilecek geç kalmış bir aracı, ya da ışık değişimine yetişmeye çalışan bir başka sürücüyü hesaba katmaz. Çünkü “ışık var” düşüncesi, bireysel dikkat ihtiyacını bastırır.
Yerel hafızada yer etmiş kazalar, bu noktayı tanıdık kılar ama aynı zamanda yanıltır. “Burada kaza olmuştu” bilgisi, bazen daha dikkatli olunmasını sağlar. Ancak çoğu zaman ters etki yaratır. Sürücü, kazanın nedenini değil, sonucunu hatırlar. Işığın zamanlaması konuşulur, yolun davranışı değil.
Belirli saatlerde bu durum daha belirgin hale gelir. Akşamüstü ve geceye yakın zamanlarda, ışık döngüsünün uzadığı anlarda sabırsızlık artar. Yeşilin yanmasıyla birlikte herkes aynı anda hareket etmeye çalışır. Bu eşzamanlılık, gecikmiş bir manevrayı affetmez.
Somut bir senaryo sık yaşanır. Yeşil yanar, ilk araç hareket eder. Arkadaki araçlar akışı takip eder. Ancak karşı yönden, sarının son saniyesini kullanan bir araç kavşağa girer. Herkes ışığın “kendi tarafında” olduğunu düşünür. Bu çakışma, genellikle ani frenle atlatılır. Bazen atlatılamaz.
EZİÇ ışıklarındaki risk, teknik bir arızadan ziyade algısal bir rahatlıktır. Işıklar çalışır, sistem işler. Ama sistemin varlığı, bireysel dikkatin yerini almaya başlar. Bu noktayı riskli kılan şey de budur. Hafıza vardır, ışık vardır. Ama karar hâlâ sürücüye aittir.