Gece Sürüşlerinde “Görünmeyen Araç” Tartışmaları Neden Artar?
Gece sürüşlerinde yaşanan kazalar, gündüze göre daha az olabilir.
Ama açılan dosyalar, çok daha tartışmalıdır.
Çünkü geceleri sorun çoğu zaman hız değil, görünürlüktür.
Olay genellikle şu şekilde gelişir: Yol aydınlatması zayıftır, hava açık olsa bile çevre karanlıktır. Araçlardan biri yavaş ilerler ya da yol kenarından çıkış yapar. Diğer sürücü aracı geç fark eder ve temas yaşanır. Hasar düşük hızdadır ama tartışma büyüktür.
İlk cümle tanıdıktır:
“Görmedim.”
Bu ifade, gece kazalarının merkezinde yer alır.
Gece sürüşlerinde algı, far açısı, yol ışıkları, karşıdan gelen araçların farları ve çevresel kontrastla doğrudan ilişkilidir. Bir araç teknik olarak yolda olsa bile, sürücü tarafından geç fark edilebilir. Özellikle koyu renkli araçlar, park halindeki ya da yavaş ilerleyen araçlar gece daha az fark edilir.
Fotoğraflar hasarı gösterir, ancak görüş koşullarını göstermez. Olay yerindeki ışık seviyesi, sürücünün baktığı açı ya da dikkat dağıtıcı unsurlar dosyada netleşmez. Bu da beyanların ağırlığını artırır.
Trafik sigortası açısından gece kazalarında değerlendirme yapılırken; yol aydınlatması, far durumu, araç konumu ve hasar yönleri birlikte ele alınır. Ancak “görmedim” ifadesi, tek başına yeterli bir açıklama olmaz.
Gece kazaları şunu gösterir:
Trafikte risk bazen ihmalden değil, algı sınırlarından doğar.
Ve karanlıkta yaşanan birkaç saniyelik gecikme, sigorta sürecinde uzun süren bir dosyaya dönüşebilir.