Girne Boğazı’nda Radar Öncesi Hız Sabitleme Yanılgısı
Girne Boğazı’nda Lefkoşa yönüne doğru çıkarken, radar noktasına yaklaşmadan hemen önce sürücülerin ortak bir refleksi devreye girer. Gaz sabitlenir, hız “ayarlanmış” hissedilir. Risk, bu ayarın çevredeki hareketi ikinci plana itmesinde oluşur.
Bu bölümde yolun ritmi değişmez gibi görünür. Yokuş hâlâ devam eder, şeritler tanıdıktır. Ancak radar beklentisi, sürücünün dikkatini hız göstergesine kilitler. Yan aynalar, öndeki aracın küçük hız değişimleri ve yol kenarındaki kısa duraklamalar geri plana düşer. Sürücü için öncelik, akış değil sayının korunmasıdır.
Zaman etkisi nettir. Özellikle 07.30–09.30 ve 16.30–18.30 arasında radar öncesi bu refleks güçlenir. Sabah aceleciliği ve akşam eve dönüş isteği, hızın sabit tutulmasını “güvenli davranış” gibi gösterir. Oysa bu sabitlik, çevresel değişime geç tepki anlamına gelir.
Yerelde sık yaşanan bir durum tekrar eder. Radar öncesinde hızını ayarladığını düşünen bir araç, önündeki aracın yokuşta kısa süreli yavaşlamasını geç fark eder. Fren yapılır ama sabit hızdan çıkış gecikmiştir. Aynı anda yan şeritte ağır vasıta veya yavaşlayan bir araç vardır. Manevra alanı daralır. Temas çoğu zaman ani değil, hazırlıksız olur.
Bu davranış yeni değildir. Radarın yerleştiği günden beri bu bölümde aynı psikoloji çalışır. Yol sürücüye “kontrol sende” hissi verir. Oysa dikkat, hızın kendisine yönelmiştir, yola değil.
Girne Boğazı’nda radar öncesi risk, hızlı gitmekte değil;
hızı korurken çevreyi kaçırmakta birikir.