Işıksız Kavşaklarda “Ben Önce Girdim” Tartışmaları Neden Bitmez?
Işıksız kavşaklar, trafikte en çok anlaşmazlık çıkan noktalardan biridir.
Çünkü burada karar, sinyalden değil sürücü algısından çıkar.
Olay genellikle benzerdir: İki araç farklı yönlerden kavşağa yaklaşır. Işık yoktur, trafik akışı yavaştır. Taraflardan biri geçmeye başlar, diğeri de aynı anda hareket eder. Çarpışma çoğu zaman düşük hızda olur, hasar sınırlıdır. Ama tartışma büyüktür.
İlk cümle neredeyse her zaman aynıdır:
“Ben önce girdim.”
Bu cümle, dosyanın merkezine oturur.
Işıksız kavşaklarda “önce girmek”, tek başına belirleyici bir kriter değildir. Geçiş üstünlüğü; yolun ana ya da tali olması, araçların yönü, hızları ve kavşağa yaklaşma şekilleriyle birlikte değerlendirilir. Ancak olay anında bunların hiçbiri net değildir.
Fotoğraflar araçların son hâlini gösterir, fakat ilk hareket anını göstermez. Tanık yoksa, beyanlar çelişir. Her iki sürücü de kendini haklı görür çünkü karar anı saniyeler içinde yaşanmıştır.
Bu nedenle ışıklı kavşaklara kıyasla, ışıksız kavşak kazaları sigorta sürecinde daha fazla değerlendirme gerektirir. Trafik sigortası açısından dosya; yol yapısı, hasar yönleri ve tutanak detayları birlikte ele alınarak incelenir.
“Ben önce girdim” ifadesi güçlü bir iddiadır ama tek başına yeterli değildir.
Işıksız kavşaklar şunu gösterir:
Trafikte risk, bazen hızdan değil; eşzamanlı kararlardan doğar.
Ve iki sürücünün aynı anda verdiği karar, sigorta sürecinde uzun süren bir kusur tartışmasına dönüşebilir.