İskele Çemberi’ne Yaklaşırken Erken Fren Alışkanlığı
İskele çemberine yaklaşan sürücülerde ortak bir refleks vardır.
Çember görünmeden önce fren alınır.
Bu refleks yeni değildir. Çember bugünkü formuna gelmeden önce de bu noktada yavaşlama vardı. Yolun düz akışı, eski kavşak düzeninden kalan bir temkinle kesilirdi. Bu hafıza, yıllar içinde kaybolmadı. Sadece öne çekildi.
Gün içinde çembere yaklaşırken hız düşüşü erken başlar. Asıl yavaşlama noktasına gelmeden fren lambaları yanar. Arkadaki araç için bu bir sinyal değil, beklenmedik bir duraksamadır. Çünkü yol, o mesafede hâlâ akıcı görünür.
Bu erken fren, yoğun saatlerde belirginleşir. Özellikle 17.30 sonrası sahil yönünden gelen akışta, çemberden önce dalga oluşur. Dalganın nedeni çember değil, ona henüz gelinmemiş olmasıdır.
Sürücü, çemberi zihninde büyütür. Dönüş ihtimalini erkenden hesaba katar. Oysa önündeki yol hâlâ düz, görüş açıktır. Fren, fiziksel bir zorunluluktan değil, zihinsel bir hazırlıktan gelir.
Bu noktada oluşan temasların çoğu çemberin içinde yaşanmaz. Çemberden önce, kısa bir anlık yavaşlama sırasında gerçekleşir. Öndeki araç durmaz. Sadece beklenenden erken yavaşlar.
İskele çemberinde risk, kavşakta değil;
ona daha gelmeden başlar.