Kazadan Sonra Fark Edilen Eski Hasarlar Neden “Bu da mı Olaydan?” Tartışmasına Dönüşür?
Trafik kazasından sonra araç ilk bakışta incelenir.
Hasar görünen yerler bellidir. Tampon, kapı, çamurluk…
Ama dosyaların bir kısmı, serviste açılır.
Olay genellikle şöyledir: Kaza yaşanır, tutanak tutulur. Araç servise girer. Onarım sırasında ustadan bir cümle gelir:
“Burada eski bir hasar daha var.”
İşte tartışma tam burada başlar.
Sürücü için bu hasar yenidir. Daha önce fark edilmemiştir. Kaza sonrası ortaya çıkmıştır. Karşı taraf içinse bu hasar, kazayla ilgisizdir. Dosyada hemen şu soru yer alır:
“Bu da mı kazadan kaynaklanıyor?”
Eski hasarlar çoğu zaman gözle fark edilmez. Boya altında, plastik bağlantılarda ya da alt aksamda kalmış olabilir. Araç günlük kullanımda bu durumu hissettirmez. Ancak yeni bir kaza sonrası araç sökülünce geçmiş izler ortaya çıkar.
Trafik sigortası açısından bu tür dosyalar dikkatle değerlendirilir. Hasarın yönü, yeri ve yeni hasarla uyumu incelenir. Eski hasar ile yeni hasar arasında nedensellik kurulamazsa, dosya ayrıştırılır. Ancak bazı durumlarda iki hasar birbirine karışmış gibi görünür.
Fotoğraflar olay sonrası çekilmiştir; eski durumu göstermez. Daha önceki servis kayıtları yoksa, değerlendirme zorlaşır. Bu da dosyayı itirazlı hale getirir.
Bu tür kazalar şunu gösterir:
Trafikte risk bazen kazanın kendisinden değil,
geçmişin kayıtsızlığından büyür.
Ve “önceden yoktu” denilen bir iz, sigorta sürecinde en zor sorulardan birine dönüşebilir.