KKTC’de Kaskosuz Araçla Yapılan En Büyük Hata
Kuzey Kıbrıs kasko konusu, KKTC’de araç kullanan birçok kişi için hâlâ yanlış bir zeminde değerlendiriliyor. Kaskonun zorunlu olmaması, sürücülerde “gerekli değil” algısı yaratıyor. Oysa KKTC kasko sisteminde yapılan en büyük hata, tam olarak bu varsayımdan kaynaklanıyor. Zorunlu olmayan bir teminatın, günlük kullanımda fiilen gerekli olabileceği gerçeği çoğu zaman göz ardı ediliyor.
Bu hatanın temelinde, riskin yalnızca trafikte ve hareket halindeyken oluştuğu düşüncesi yatıyor. Birçok sürücü için kaza, hızla, uzun yolla veya yoğun trafikte yapılan hatalarla ilişkilendiriliyor. Ancak Kuzey Kıbrıs’ta araç hasarlarının önemli bir bölümü, sürüş anında değil; park sırasında, dar alan geçişlerinde veya aracın başında kimse yokken meydana geliyor. Kaskosuz araç sahipleri, bu tür hasarları genellikle “talihsizlik” olarak görüp geçiyor.
Oysa bu durum, bireysel dikkatten bağımsız bir risk alanına işaret eder. KKTC’de park alanlarının sınırlı olması, dar sokak yapısı ve kısa süreli dur-kalkların yoğunluğu, araçların temas riskini sürekli canlı tutar. Aracınız doğru park edilmiş olsa bile, çevredeki başka bir aracın manevrası veya dikkatsizliği hasara yol açabilir. Kaskosu olmayan sürücü için bu hasarın sorumluluğu tamamen kendisine aittir.
Bir diğer büyük hata, trafik sigortasına gereğinden fazla güvenmektir. KKTC’de trafik sigortası yalnızca karşı tarafın zararını karşılar. Kendi aracınızda oluşan hasarlar bu kapsamın dışındadır. Buna rağmen birçok sürücü, “nasıl olsa sigortam var” düşüncesiyle kaskoya ihtiyaç duymadığını varsayar. Bu varsayım, hasar anında ciddi bir hayal kırıklığına dönüşür.
Kaskosuz araçla yapılan en büyük hatalardan biri de küçük hasarların hafife alınmasıdır. Çizikler, tampon sürtmeleri veya kaporta göçükleri ilk bakışta önemsiz görünebilir. Ancak bu hasarlar zaman içinde birikir, aracın değerini düşürür ve ikinci el piyasasında ciddi kayıplara neden olur. Kasko, bu birikimin kontrol altına alınmasını sağlar.
KKTC’de araç kullanımı yalnızca direksiyon başında geçirilen süreyle sınırlı değildir. Günlük yaşamın büyük kısmı park etme, kısa mesafeli sürüşler ve yoğun saatlerde yapılan manevralarla geçer. Bu ortamda kaskosuz araç kullanmak, riski bilinçli olarak üstlenmek anlamına gelir. En büyük hata da tam olarak budur: riski yanlış yerde aramak ve asıl tehlikeyi gözden kaçırmak.
Bu yaklaşım kuzey kıbrıs kasko sisteminin neden zorunlu olmasa bile fiilen gerekli olduğunu açıkça gösterir.