Küçük Bir Çizik, Büyük Sonuç: Hasarsızlık İndirimi Neden Bozuldu?
Lefkoşa – Gönyeli
Biri aracınıza çarpmıştır. Olay küçüktür. Bir çizik vardır, belki hafif bir sürtme izi. O an için büyütmezsiniz. “Önemli değil” dersiniz ve olay yerinden ayrılırsınız. Karşı tarafla bilgi alınmaz, tutanak tutulmaz, süreç kapandığı varsayılır.
Bu karar o anda mantıklıdır.
Ama sigorta açısından süreç henüz başlamamıştır.
Aradan zaman geçer. Aracı yıkarken ya da farklı bir ışık altında baktığınızda çizikler daha belirgin görünür. Bu kez kaskoyu devreye sokmaya karar verirsiniz. Dosya açılır, hasar incelenir ve ödeme yapılır. Ancak bu noktada beklenmeyen bir sonuç ortaya çıkar: hasarsızlık indirimi bozulur.
Bu durum birçok sürücü için şaşırtıcıdır.
Çünkü zihindeki beklenti nettir:
“Bana biri çarptı, ben kusurlu değilim.”
Sigorta açısından ise tablo farklıdır. Hasar, olay anında değil; başvuru anındaki bilgiye göre değerlendirilir. Olay yerinde karşı taraf bilgisi yoktur. Zaman geçmiştir. Hasar, faili belirlenemeyen bir kasko hasarı olarak ele alınır. Bu teknik sınıflama, hasarsızlık indiriminin korunmasını mümkün kılmaz.
Hasar ödenmiştir.
Ama indirim korunmamıştır.
Buradaki kırılma noktası hasarın büyüklüğü değildir. Çizik küçük olabilir. Ancak sigorta sistemi için belirleyici olan, hasarın ne zaman, nasıl ve hangi senaryoyla bildirildiğidir. Olay anında tutanak tutulmadığında, dosya “karşı taraflı hasar” olarak değil; “kasko hasarı” olarak işlem görür.
Bu da hasarsızlık indiriminin devre dışı kalmasına neden olur.
Gönyeli’de ve Lefkoşa genelinde bu durum sık yaşanır. Sürücü kendini kandırılmış hissetmez, ama şaşırır. Çünkü sigorta ödemiştir, ancak beklenen koruma tam olarak sağlanmamıştır. Oysa sistem baştan beri aynı şekilde çalışmaktadır.
Sigorta, niyete değil; kayda bakar.
Hatırlamaya değil; belgeye bakar.
Küçük bir olay olarak görülen çizik, doğru anda doğru şekilde kayıt altına alınmadığında, büyük bir sonucu beraberinde getirebilir. Bu nedenle hasarsızlık indirimi, hasarın büyüklüğüyle değil; hasarın yönetimiyle korunur.
Bu fark bilinmediğinde, ödeme alınsa bile memnuniyet oluşmaz.
Çünkü soru şudur:
“Bu kadar küçük bir şey neden bu kadar etkili oldu?”
Cevap çizikte değil, zamandadır.