Lapta’da Aynı Kavşak, Üç Farklı Kaza Senaryosu
Lapta’da bazı kavşaklar vardır ki günün her saatinde kullanılır, ama her saat farklı bir risk üretir. Aynı asfalt, aynı dönüş, aynı görüş açısı… Değişen tek şey zamandır. Ve zaman değiştikçe kaza senaryosu da değişir.
Sabah saatlerinde bu kavşaklarda risk, aceleyle alınan kararlarla başlar. İşe ve okula yetişme telaşı, sürücüleri boşluk kovalamaya iter. “Şimdi geçerim” refleksiyle yapılan hamleler, karşıdan gelen aracın hızını yanlış okumaya yol açar. Sonuç genellikle yan kapı veya çamurluk hasarıdır.
Öğle saatlerinde tablo değişir.
Trafik daha sakindir, sürücüler kendilerini güvende hisseder. Bu güven duygusu, kavşağa yaklaşırken yapılan sinyalsiz dönüşleri artırır. Karşıdan gelen araç, dönüşü son anda fark eder. Fren yapılır, direksiyon kırılır ve bu kez düşük hızlı ama geniş alanlı hasarlar ortaya çıkar.
Akşamüstü saatlerinde ise üçüncü senaryo devreye girer.
Gün yorgunluğu, artan trafik ve dikkat dağınıklığı aynı noktada üst üste biner. Sürücüler kavşağı bildiklerini düşünür ve otomatik pilotta geçer. Ancak otomatikleşen refleks, çevredeki değişkenleri görmezden gelir. Bu saatlerde yaşanan kazalar genellikle zincirleme olur.
Bu üç senaryonun ortak noktası kavşak değildir.
Ortak nokta, sürücünün kavşağı tek bir davranışla okumasıdır. Oysa Lapta’daki kavşaklar sabit değildir; saatle birlikte karakter değiştirir.
Bir diğer önemli unsur, karşı tarafın davranışını tahmin etme hatasıdır.
Sürücü, “burada genelde böyle yapılır” düşüncesiyle hareket eder. Ancak karşısındaki sürücü aynı saatte aynı düşüncede olmayabilir. İki farklı beklenti, aynı noktada çarpışır.
Bu nedenle Lapta’da bazı kavşaklarda kazalar “neden hep burada oluyor” sorusunu doğurur.
Cevap basittir: çünkü sürücüler kavşağı değil, kendi alışkanlıklarını sürdürür.
Lapta’da güvenli sürüş, kavşağı ezberlemekle değil, kavşağın hangi saatte neye dönüştüğünü fark etmekle mümkündür. Sabah hız, öğlen rahatlık, akşam ise yorgunluk risk üretir.
Aynı kavşak kalır.
Ama kaza, her seferinde başka bir yüzle gelir.