Maç Kazaninca Konvoy ve Risk
1970–1990’lı yıllarda maç sonrası konvoylar sınırlıydı.
Nereye gidileceği, nereden geçileceği ve ne mesaj verileceği belliydi.
Bu nedenle sevinç, çoğu zaman kontrollü bir rota içinde yaşanırdı.
Bugün ise tablo farklı.
Türkiye’nin büyük takımlarının maçlarından sonra ortaya çıkan konvoylar,
yerel sınırları aşan, herkesi içine alan bir kutlamaya dönüşüyor.
Bu dönüşüm, coşkuyu büyüttü.
Ama aynı anda öngörülebilirliği azalttı.
Risk Nerede Başlıyor?
Günümüz konvoylarında risk, hızdan çok davranıştan doğuyor.
- Araçlar birbirine gereğinden fazla yaklaşıyor
- Takip mesafesi bilinçli olarak bozuluyor
- Ani frenler “oyunun parçası” gibi algılanıyor
- Sürücüler yola değil, konvoyun ritmine odaklanıyor
Bu durum büyük kazalardan çok, küçük ama yaygın hasarlar üretiyor.
Sessiz Hasar Gerçeği
Maç sonrası konvoylarda en sık görülen sonuçlar şunlar:
- Arkadan hafif çarpmalar
- Yan aynaların sürtmesi
- Tampon çizikleri
- Düşük hızda oluşan zincir temaslar
Bu hasarların ortak özelliği şudur:
O an fark edilmezler.
Adrenalin yüksektir.
Gürültü vardır.
Kutlama devam eder.
Hasar, konvoy dağıldıktan sonra ortaya çıkar.
Sigorta Açısından Sonuç
Kutlama kültürü dosyalara “kutlama” olarak girmez.
Dosya dilinde görünen şudur:
- Takip mesafesine uymama
- Kontrol kaybı
- Arkadan çarpma
- Yan temas
Yani sevinç, dosyada kusur olarak kayda geçer.
Son Cümle
Maç kazanmak sevinçtir.
Konvoy bir gelenektir.
Ama kontrol kaybolduğunda,
kutlama yolda başlar,
hasar yolda kalır.
Bu yüzden bugünün konvoyları,
dünden daha kalabalık,
ama daha risklidir.