Mağusa Suriçi Kapıları’nda Akşam Serinliği Çakışması
Mağusa Suriçi’nde kapılar, gün boyunca geçiş noktası olarak çalışır. Othello Kalesi çevresi, Namık Kemal Meydanı’na açılan dar akslar ve kapı önleri, öğle saatlerinde hızlı ve yönlü bir akış üretir. Akşamüstüyle birlikte bu akışın karakteri değişir.
Riskin nedeni hız değildir. Serinliğin aynı anda iki farklı davranışı tetiklemesidir. Gün batımına doğru, 18.30–20.30 arasında, araç trafiği azalırken yaya hareketi artar. Günün sıcağı çekilir, sur içi nefes alınır hale gelir. Bu saatlerde araçlar hâlâ geçiş niyetiyle ilerlerken, yayalar mekânı kullanma niyetiyle kapı önlerinde yoğunlaşır.
Suriçi kapıları bu çakışmayı büyütür. Kapı kemerleri görüşü daraltır, taş zemin ışığı farklı yansıtır. Araç için hâlâ “yol” olan alan, yaya için “durulan yer”e dönüşür. Özellikle Lala Mustafa Paşa Camii çevresi ve kale kapısı önünde, akşam yürüyüşleriyle kısa araç geçişleri üst üste biner.
Yerel davranış belirleyicidir. Suriçi’ni bilenler, bu saatlerde araçla “son bir geçiş” yapmayı normal kabul eder. Yayalar ise serinlikte kapı önünde bekler, konuşur, yön değiştirir. İki taraf da haklıdır; sorun, aynı anda ortaya çıkmalarıdır.
Somut bir akşam sahnesi sık görülür. Kapıdan çıkan bir araç, dar kemerden sonra hızını korur. Aynı anda serinlikten faydalanan bir yaya kapı önünde yön değiştirir. Fren yapılır, mesafe kısadır. Temas çoğu zaman olmaz, ama ani duruş kaçınılmazdır. Neden nettir: akşam serinliğinin yarattığı eşzamanlılık.
Mağusa Suriçi’nde risk, kapıların darlığından değil, akşam saatlerinde kapıların anlam değiştirmesinden doğar. Gündüz geçilen yer, akşam durulan yer olur. Bu değişim fark edilmediğinde, sur içi sessizliğini kısa gerilimler böler.