Mağusa Yolundan Lefkoşa Girişinde Akşam Saatleri Ani Frenin Normalleşmesi Riski
Mağusa yolundan Lefkoşa’ya giren araçlar için akşam saatlerinde ani frenin “normal” kabul edilmesi yeni bir risk katmanı oluşturur.
Özellikle 18.30–20.00 aralığında bu hatta ilerleyen sürücüler, akışın sürekli kesileceğini kabullenmiş durumdadır. Trafik tamamen durmaz, ama sık sık yavaşlar. Bu tekrar, ani frenleri olağan hale getirir. Risk, tam da bu olağanlaşmada ortaya çıkar.
Mağusa yönünden gelen sürücüler uzun süre sabit hızla ilerledikten sonra şehir girişinde kısa frenlere alışır. Öndeki aracın fren lambası yandığında refleks olarak fren yapılır. Ancak bu frenler çoğu zaman gerçek bir duruş gerektirmez. Sürücü freni “alışkanlıkla” kullanır. Arkadaki araç da aynı alışkanlıkla tepki verir.
Bu zincirleme alışkanlık, mesafeyi görünmez şekilde tüketir. İlk fren tolere edilir, ikincisi de. Üçüncü fren geldiğinde ise artık pay kalmamıştır. O anki çarpma sert değildir, ama hazırlıksızdır. Zincir bu noktada başlar.
Bu riskin Lefkoşa girişinde belirgin olmasının nedeni, sürücülerin ani frenleri tehlike sinyali olarak değil, akışın doğal parçası olarak görmesidir. Fren lambası uyarı olmaktan çıkar, ritmin bir parçasına dönüşür. Uyarı değeri kaybolduğunda refleksler de gevşer.
Somut bir sahne sık yaşanır. Akşam 19.10 civarında şehir girişinde ilerleyen araçlar art arda fren yapmaktadır. Öndeki araç üçüncü kez kısa bir fren yapar. Arkadaki araç buna da alışkındır ve gecikmeli tepki verir. Temas hafiftir, ama trafik bir anda kilitlenir.
Buradaki risk ani hızlanmadan değil, frenin sıradanlaşmasından kaynaklanır. Sürücü freni artık “acil” bir eylem olarak görmez. Bu algı değiştiğinde, gerçek acil durum geldiğinde tepki süresi yetmez.
Mağusa yolundan Lefkoşa’ya giriş, günün büyük bölümünde kontrollüdür. Akşam saatlerinde ise kısa frenler üst üste biner. Yol aynı kalır, şeritler aynı kalır. Değişen yalnızca frenin sürücü zihnindeki anlamıdır. Bu anlam kaydığında risk sessizce büyür.