Osman Paşa Caddesi – Meclis Önü İlk 200 Metrede Yanlış Rahatlama
Osman Paşa Caddesi’nde Meclis binasını geçtikten sonraki ilk 200 metre, sürücüler tarafından çoğu zaman “açılan yol” olarak okunur. Oysa fiziksel olarak hiçbir şey açılmaz. Yol genişliği aynıdır, şerit sayısı aynıdır. Değişen yalnızca algıdır.
Bu algı değişimi, Meclis önündeki kısa yavaşlamanın ardından ortaya çıkar. Sürücü, yoğunluğun geride kaldığını varsayar. Bu varsayım, özellikle Meclis önü ile banka şubeleri arasındaki düz kesitte mesafe kararını kısaltır. Sağ şeritte kısa süreli durmalar sürerken, sol şeritte Pronto Çemberi’ne yönelme niyeti erkenden başlar. Aynı anda iki farklı beklenti üretilir.
Zaman bu riski belirginleştirir. 08.15–09.00 arasında sabah saatlerinde, akışın “şimdi hızlanır” düşüncesi yaygındır. 17.30–18.00 aralığında ise iş çıkışı baskısı bu düşünceyi keskinleştirir. Öğle saatlerinde aynı kesit daha sakin görünür; fakat bu sakinlik, akşam saatlerindeki davranışı maskeleyen geçici bir durumdur. 1980’lerde bu aksın daha az yükle çalıştığı dönemden kalan geçiş hafızası, bugün hâlâ bu 200 metreye taşınır.
Yerel bir senaryo sık yaşanır: Akşam 17.35 civarı, Meclis’i geçip hızlanacağını düşünen bir araç sol şeritte mesafeyi kapatır. Aynı anda sağ şeritte banka önünde kısa süreli duran bir araç akışı keser. Arkadan gelen araç, rahatlama beklentisiyle fren mesafesini geç kurar. Temas düşük hızda olur, hasar küçük kalır; fakat dur–kalk dalgası birkaç dakika içinde geriye doğru yayılır.
Osman Paşa Caddesi’nde bu ilk 200 metre, yolun değil algının açıldığı bir noktadır. Risk, tam da bu algı ile gerçek akış arasındaki farkta sessizce oluşur.