Osman Paşa Caddesi bugün çok şeritli ve yoğun bir ana aks gibi çalışsa da, sürücü davranışlarının bir kısmı hâlâ 1970’lerin geçiş yolu algısını taşır. O dönemlerde bu hat, Lefkoşa içinde durmadan geçilen bir bağlantıydı. Bugün yol değişti, yük arttı; fakat algı aynı hızda güncellenmedi.
Riskin nedeni yolun darlığı değildir. Hafızanın güncel olmamasıdır. Sürücü, bu caddeyi hâlâ “akar” varsayımıyla okur. Banka önleri, yaya geçişleri, çembere hazırlık alanları bu okumanın dışında kalır. Yolun üzerinde artık çok sayıda duraklama nedeni vardır; sürücü zihninde ise hâlâ kesintisiz bir hat bulunur.
Zaman bu algıyı özellikle akşam saatlerinde görünür kılar. 17.00–18.00 arasında, geçmişte olduğu gibi yolun kendiliğinden açılacağı düşünülür. Öğle saatlerinde bu çelişki daha az hissedilir; çünkü akış yavaş ve tahmin edilebilirdir. 1970’lerde Girne Caddesi’nin tek şerit olduğu, trafiğin daha seyrek aktığı dönemden kalan bu zihinsel model, bugünkü Osman Paşa yüküyle örtüşmez.
Yerel bir senaryo sık yaşanır: Akşam 17.25 civarı, yolu hâlâ bir geçiş hattı gibi okuyan bir araç hızını korur. Önünde banka önünde yavaşlayan aracı geç fark eder. Sol şerit doludur, fren sert gelir. Temas hafiftir; fakat sürücünün şaşkınlığı, algı ile gerçek arasındaki farkı açıkça gösterir.
Osman Paşa Caddesi’nde risk, asfaltın üzerinde değil, geçmişten kalan okuma biçiminde yaşar. Yol değişmiştir; algı ise her sürücüde aynı hızda değişmemiştir.