Osman Paşa Caddesi – Küçük Hasarlı Büyük Kilit
Osman Paşa Caddesi’nde en uzun beklemeler, büyük kazalardan sonra değil; küçük hasarlı temaslardan sonra oluşur. Tampon sürtmesi, yan ayna teması ya da düşük hızda bir çarpışma, yolun fiziksel kapasitesini değiştirmez. Değişen, akışın psikolojisidir.
Riskin nedeni hasarın büyüklüğü değildir. Kararsızlıktır. Küçük bir temas sonrası araçlar çoğu zaman yolun tamamen dışına çıkmaz. Sürücüler ne olacağını tartar, bekler, konuşur. Bu birkaç dakikalık belirsizlik, Meclis önü ile Pronto Çemberi arasındaki hatta dalga etkisi yaratır. Arkadaki araçlar neden durduğunu görmez; durur, sonra tekrar durur.
Zaman bu durumu ağırlaştırır. 17.15–18.00 arasında akşam dönüşünde, 08.30–09.00 arasında sabah saatlerinde küçük temaslar büyük kilitlere dönüşür. Öğle saatlerinde aynı temaslar daha hızlı çözülür; çünkü arkadaki baskı düşüktür. 1980’lerde bu aksın daha az yük taşıdığı dönemde küçük hasarlar yol kenarında çözülebilirdi. Bugün aynı davranış, hattı dakikalarca tutar.
Yerel bir senaryo sık görülür: Saat 17.50 civarı, banka hattı yakınında iki araç düşük hızda temas eder. Araçlar hemen kenara çekmez. Arkadan gelenler, çemberin kilitlendiğini sanır. Sol şerit kararlarla dolar, sağ şerit zaten kırılgandır. Beş dakikalık bir duraksama, Osman Paşa boyunca uzayan bir beklemeye dönüşür.
Osman Paşa Caddesi’nde küçük hasar, küçük bir olay değildir. Akışın en hassas anlarında, önemsiz görünen temaslar yolu bütünüyle kilitleyen sonuçlar üretir. Risk, tam da bu orantısızlıkta ortaya çıkar.