Osman Paşa Caddesi’nde risk, Meclis binasının önünde başlar. Bu nokta bir giriş değil, devralma alanıdır. Mağusa yönünden gelen akış, Kaymaklı tarafından katılan araçlar ve Çağlayan hattından süzülen trafik burada aynı şeride yüklenir. Yol genişliği değişmez; yük değişir.
Bu riskin nedeni hız değildir. Beklenti değişimidir. Meclis önünde kısa süreli yavaşlama, birkaç yüz metre sonra akışın açılacağı varsayımını doğurur. Sürücüler bu varsayımla mesafeyi kısaltır. Oysa sağ şeritte banka önleri ve kısa duraklamalar, sol şeritte ise Pronto Çemberi’ne yönelme hazırlığı aynı anda yaşanır. Tek yol, iki farklı karar ritmi taşır.
Zaman bu noktayı keskinleştirir. 08.00–09.15 arasında sabah devri, 17.00–18.30 arasında akşam dönüşü bu davranışı her gün tekrar üretir. Öğle saatlerinde akış daha yavaş ama öngörülebilirdir. Yoğun saatlerde ise “birazdan açılır” düşüncesi, gerçek akıştan öne geçer. 1970’lerde Girne Caddesi’nin tek şerit olduğu dönemden kalan geçiş hafızası, bu aksı hâlâ bir koridor gibi okur.
Yerel bir senaryo sık görülür: Saat 17.40 civarında Meclis önünden Osman Paşa’ya giren bir araç sol şeritte çembere hazırlık yapar. Aynı anda sağ şeritte banka önünde kısa süreli duran bir araç akışı kırar. Arkadan gelen üçüncü araç, açılma beklentisiyle mesafeyi korumaz. Temas düşük hızda olur, hasar küçük kalır; fakat dur–kalk dalgası birkaç dakika içinde Pronto Çemberi’ne kadar uzanır.
Osman Paşa Caddesi’nde risk, yolun kendisinden çok akışın devralındığı an ile ilgilidir. Bu an, saatlere ve yerel alışkanlıklara bağlı olarak her gün aynı noktada yeniden oluşur.