Osman Paşa Caddesi’nde sabah saat 08.30, yolun kapasitesinin sessizce aşıldığı zamandır. Fiziksel olarak bir tıkanma henüz görünmez; araçlar hareket halindedir. Ancak Meclis önü, banka hattı ve çember yönü aynı anda devreye girdiğinde yol, kaldırabileceğinden fazla eşzamanlı karar taşımaya başlar.
Bu riskin nedeni yoğunluk değildir. Zaman baskısıdır. Sabah saatlerinde sürücüler, gecikmeyi telafi etme refleksiyle daha erken hızlanır ve daha geç fren yapar. Aynı kesitte kimisi işe yetişme telaşıyla akışı zorlar, kimisi kısa bir duraklama olacağını varsayarak mesafeyi kapatır. Yol tek davranışı kaldırabilir; bu saatte ise birden fazlası aynı anda yüklenir.
Zamanlama belirleyicidir. 08.15–08.45 aralığında, özellikle Meclis önünden Osman Paşa’ya katılan akış ile Kaymaklı yönünden gelen araçlar üst üste biner. Öğle saatlerinde aynı noktada benzer bir yük oluşmaz; çünkü kararlar daha yavaş ve daha tek yönlüdür. 1990’lardan sonra artan sabah ofis yoğunluğu, bu saati kalıcı bir taşma anına dönüştürmüştür.
Yerel bir senaryo sık tekrar eder: Saat 08.32’de, Meclis önünden çıkan bir araç sol şeritte yer tutmaya çalışır. Aynı anda sağ şeritte banka önünde kısa süreli bir yavaşlama olur. Arkadan gelen araç, sabah telaşıyla mesafeyi kapattığı için fren geç gelir. Çarpışma hafiftir; fakat birkaç dakika içinde akış geriye doğru yayılır ve yol, görünürde bir sebep yokken kilitlenir.
Osman Paşa Caddesi’nde sabah 08.30, yolun dolduğu değil, taştığı andır. Risk, bu taşmanın her sabah aynı dakikalarda yeniden üretilmesinden doğar.