Osman Paşa Caddesi’nde yaya geçişleri, trafiğin tamamen durduğu anlarda değil, geçişten hemen sonra küçük hasarlı temaslar üretir. Yaya geçmiştir, yol açılmıştır; fakat akış henüz yeniden senkron değildir. Bu birkaç saniyelik boşluk, arkadan hafif çarpmaların tekrar ettiği andır.
Riskin nedeni yaya değildir. Geçiş sonrası aceledir. Yaya geçişinde duran araçlar, yaya adımı biter bitmez yeniden hareket eder. Öndeki araç bazen kararsız kalır, bazen ikinci bir yayayı kontrol eder ve yeniden fren yapar. Arkadaki araç ise artık hareket edileceğini varsayarak mesafeyi kapatmıştır. Frenler hafiftir, hız düşüktür; temas yine de gerçekleşir.
Zaman bu sonucu belirginleştirir. 08.00–08.45 arasında sabah saatlerinde, 16.45–17.30 arasında akşamüstü bu arkadan temaslar sıklaşır. Öğle saatlerinde yaya geçişleri daha dağınık olduğu için aynı örüntü oluşmaz. 1990’lardan sonra Osman Paşa üzerindeki yaya yoğunluğu arttıkça, bu “geçiş sonrası fren” anları kalıcı bir davranış haline gelmiştir.
Yerel bir senaryo sık görülür: Akşam 17.10 civarı, yaya geçidinde duran araçlar yeniden hareket eder. Öndeki araç ikinci bir yayayı fark edip kısa bir fren yapar. Arkadaki araç hareket beklentisiyle yaklaşmıştır. Temas hafiftir; çoğu zaman tampon ortasında küçük bir iz bırakır. Akış ise birkaç saniye boyunca yeniden durur.
Osman Paşa Caddesi’nde yaya geçişleri, doğrudan çarpışma üretmez. Ancak geçişten sonraki o kısa kararsızlık anı, arkadan gelen hafif temasların sessiz ama tekrar eden nedenidir.